Bültenimize Abone Olun

En son haberler ve özel duyurulardan haberdar olmak için abone olun

Tarih:

İki Savaş Arasında Bir Ömür: Stefan Zweig

Diğer Başlıklar

Follow Us on Social Media

1881 yılının Kasım ayında gri, soğuk bir kış günü hayata gözlerini açar edebiyat dünyasının zirve isimlerinden Zweig. Edebiyat dünyasının hazin hikâyelerinin yazarı, lise yıllarında şiirle tanışır ve şiir yazmaya başlar. 1897 yılından itibaren muhtelif dergilerde şiirleri yayımlanır. Birinci dünya savaşının başlamasıyla Viyana’ya geri döner. Birinci dünya savaşının karanlık günlerinde gazeteci ve yazar olarak savaşı destekler. Sonrasında savaşın korkunç yüzünü bizzat gördükten ve şahit olduktan sonra savaş karşıtı yazılar yazmaya başlar. Savaştan sonra Salzburg’ta yaşamaya başlar. Aynı yıl Viyana’da Felsefe doktorasını tamamlar ve doktor unvanını kazanır.

Nasyonal sosyalizmin yeni yeni yayılmaya başladığı dönemlerde; Yahudi asıllı olan Zweig
kara listeye alınanlar arasında yerini alır. Onun çökmüş, tükenmiş, pesimist ruh hali bu durumun bir tezahürü olarak ortaya çıkmıştır. Sürgün yıllarının yazarı olan Zweig toplumun içinde bulunduğu bunalımı eserlerine de yansıtmış ve toplumun psikolojisi kitaplarında kendine yer bulmuştur. Zweig, eseri “Mecburiyet”te bu ruh halini gözler önüne sermektedir. Ülkesinden mecburen ayrılmış, savaş karşıtı bir adamın mutluluğu ararken aynı zamanda hiçbir zaman aradığına tam olarak ulaşamamasını görürsünüz.

Savaş karşıtı iki insanın yeni bir yol çizmek için gittikleri yerde adeta gölge gibi onları takip eden umutsuzluk ve yorgunluğun izlerini görmek mümkündür. Eserin baş aktörü Ferdinand’ın yaşadığı yere yabancılaşmış ve özgürlüğünü kaybetmek korkusu ile korkuları avuçlarında yaşamaya çalışan bir insan olarak hayatını idame ettirmeye çalışması, Zweig’in esaret ve sürgün yıllarında, baskı altında hatta savaş muhabiri olarak cephede yaşadıkları Ferdinand’a romanında hayat vermiştir.

İnsan onurunu hiçe sayan bir dönemin yazarı ve tanığı olan Zweig, bu dönemde içine düştüğü esareti romanında; ülkesinden kaçmış ve İsviçre’ye yerleşmiş, kendine ve topluma yabancılaşmış bir adım gerisinde kendini takip eden savaşın, soğuk demirin ve barut kokusunun insanın halet-i ruhiyesinde bıraktığı derin izleri işlemiştir. Zamanın demir bekçisi saatlerin korku ve endişe için ilerlediği yıllarda izleri Zweig’in ruhunda yer edinmiş esaretin ve özlemin romanın baş aktörü Ferdinand’ın benliğini ve iradesini bir kenara bırakıp, emredilen ve yapmaya mecbur olanı yapmakla yükümlü olduğunu görmekteyiz. Gestapo’nun evini bastığı, kitaplarını yaktığı ve çeşitli baskılara maruz bıraktığı Zweig esirliği ve özlemi kitaplarının büyük bir kısmında işlemiştir.

Zweig’in gençlik yıllarında kâğıda döktüğü “Kızıl” yine içindeki fırtınalı dünyanın mürekkeple buluşmasının sonucudur. Genç yaşta kızıl hastalığına yakalanan bir gencin, gaddar dünyadaki varoluşunu konu almaktadır. Genç ve çocuksu, ailesinden uzak bir bireyi konu alan Zweig makineleşmiş bir dünyada bir başına ve kırılgan insanların portresini eserinde çizmiştir. Avusturyalı yazar Zweig eşi Lotte ile birlikte savaş çanları çalarken ve Nazilerin korkunç yüzleri görünmeye başlamış ve yurdunu terk etmek zorunda kalmıştır.

Brezilya’da Satranç isimli ünlü eserini ölümünden yaklaşık birkaç ay önce kâğıda döken Zweig, 1942 yılının soğuk bir Şubat ayında yaşamına son vermiştir.

Kitap New York’tan Buenos Aires’e giden bir gemide geçmektedir. Dünyaca ünlü bir satranç ustası Czentovich’te bu gemidedir. Kitabın anlatıcısı olan kişi satranç ustasını daha yakından tanımak istemektedir. Bu eserinde de Zweig’in kendi gelgitli dünyasının bir yansımasını görmekteyiz. Kurgusuyla insan zihnini nakış gibi dokuyan Zweig, günümüze kadar Satranç oyununu konu edinmiş en iyi kitap olarak kabul edilmiştir. Satranç oyununda Zweig’in anlatmak istediği asıl mesele nasyonal sosyalizmin baskıcı tavrından dolayı yıpratılmış insanların oyun etrafında şekillenerek bir nevi temsil edilmesidir. Gestapo tarafından otel odasına kapatılan ve işkenceye maruz bırakılan Dr. B. bir rastlantı sonucu satranç kitabı sayesinde bu oyunun inceliklerini öğreniyor ve satranç ile ilgili herhangi bir materyal olmamasına rağmen zihninde oynadığı oyunla şizofrenik bir hâl almaya başlıyor. Bunu maruz kaldığı işkenceye dayanmak ve bu işkenceyi atlatabilmek için bir seçenek olarak görse de onun muhakeme yeteneklerini bir süre sonra kaybetmesine neden oluyor.

Satranç ustasıyla bir maç ayarlandıktan sonra Dr. B. burada kendine yer bulmaktadır. Satranç taşı ve herhangi bir materyali olmamasına rağmen Dr. B. gemide satranç şampiyonu ile oynadığı oyunu kazanarak şampiyon olur. Zweig’in burada anlatmak istediği şudur; bir yanda her türlü baskı ve şiddete maruz kalmış Dr. B. ve diğer yanda çok güçlü ve oyuna son derece hâkim Czentovich’in karakter çatışmasını gözler önüne serer. Yani bir yanda zorba bir kesimi temsil eden Czentovich ve Dr. B.’nin karakterlerinin çarpışması diyebiliriz.

Satranç bu dönemde yaşayan insanların maruz kaldıkları baskı ve işkencelerin insanların zihninde yarattığı derin psikolojik yıkımın resmini o kadar net aktarıyor ki bu yönüyle de dönemi anlatan diğer kitaplardan rahatlıkla ayrılabiliyor.

Ölümün, acının kan ve gözyaşının kol gezdiği, insanın insan olmasından mütevellit hissettiği tüm duyguları yıkıp geçen bir düzende yazdığı eserleriyle çelik bir iradedir Zweig. Kitaplarındaki duygusal ve iradesi körlenmiş, baskılanmış kişidir. Demir ve barutun küf rengine karşı; kaleminin mürekkebini kalkan gibi kullanmış ve adeta kitaplarında bağımsızlık ve özgürlüğün portresini çizmiştir. Satranç’ta her türlü zorluk ve baskıya karşı zekâ ve kabiliyetiyle iradesini ortaya koyup şampiyonu deviren yetenek de, Kızıl hastalığına yakalanıp ailesinden uzakta soğuk odalarda günlerini devirirken hissettiği yalnızlığı kendisine en yakın arkadaş yapan da bizzat kendisidir.

Zweig kitaplarının büyük bir çoğunluğunda aslında kendisini konu edinmiştir. İçindeki çığlığı mürekkep ve kâğıda aktarıp tüm dünyaya, bir mürekkebin, bir kâğıdın ve bir kalemin tonlarca mermi, yüzlerce silah ve mühimmattan daha etkili olduğunu göstermiştir.

Bültenimize Abone Olun

En son haberler ve özel duyurulardan haberdar olmak için abone olun