Bültenimize Abone Olun

En son haberler ve özel duyurulardan haberdar olmak için abone olun

Tarih:

Çip Krizi ve Teknoloji Ambargosunun Ukrayna – Rusya Savaşı’na Etkisi: Rusya Nasıl Bataklığa Saplandı?

Diğer Başlıklar

Follow Us on Social Media

ÖZET

Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrasında başlayan Rusya – Ukrayna Savaşı’nın seyri savaşın başlamasından bu yana yapılan genel tahminlerin aksine hem uzamakta hem de beklenmedik bir içeriğe bürünmektedir. Rus ordusu beklenin aksine son derece büyük kayıplar vermiştir ve vermeye devam etmektedir. Rusya hedeflerine ulaştığı yönünde propagandaları arttırsa ve ambargolara karşı çok sert karşı cevaplar vermeye çalışarak artan ekonomik kriz ile Avrupa’nın birliğini dağıtmaya çalışsa da sahada çok farklı gerçekler gözlenmektedir. Rusya, uzun bir zamandır nitelikten çok nicelik savaşına dönmüş durumdadır. Rusya savaş uzadıkça hem askeri çatışmada hem istihbarat alanında geri kalmakta hem de kendine karşı yapılan nokta atışı suikastlar da çaresiz duruma düşmektedir. Bu durumun asıl nedeni ortaya atılan pek çok askeri ve siyasi görüşten çok, Rusya’ya uzun zamandır teknoloji alanında uygulanan ambargo ve Rusya’nın içine düştüğü ağır çip krizidir. Rusya’nın Kırım işgalinden bu yana yüksek teknolojili çiplere erişimi sınırlanmıştı, Ukrayna işgali sonrası tamamen durduruldu. Bunun Rus ordusu üzerinde bir etkisi olacağı aşikardı ama Rusya, kamu politikası öngörülerini ve savaş stratejisini oluştururken bu etkinin bu kadar büyük olabileceğini hesaplayamadı. Ukrayna’nın hızla teslim olacağı beklentisi Rusya’yı içinden çıkılmaz bir cendereye soktu. ABD tarafından Ukrayna’ya sağlanan bir düzine yüksek teknoloji silah (özellikle HIMARS’lar) ve Rusya’nın içine düştüğü çip krizi savaşta nicelikten çok niteliğin önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Rus ordusuna ait akıllı silahların sayısı azaldıkça, bu etki daha da göz ile görülür hale geldi. Bu makalede, yüksek teknoloji silahları etkinliğini, özellikle de yarı iletken çiplerin 21. yüzyıl savaşlarında kullanılan silahlardaki önemini ve savaşın seyrini nasıl değiştirebildiğini Ukrayna – Rusya savaşı özelinde inceleyeceğiz.

 

Çip Krizi ve Teknoloji Ambargosunun Ukrayna – Rusya Savaşı’na Etkisi: Rusya Nasıl Bataklığa Saplandı?

Giriş

 24 Şubat 2022’de Rusya, Ukrayna’yı dize getirmek ve Kırım’a giden temiz su kaynaklarını kontrol etmek için geniş çaplı bir operasyon başlattı. Savaşın başlarında Ukrayna’nın bu kadar güçlü direniş göstereceği kimsenin aklına gelmemişti. Fakat, daha da önemlisi Rus ordusunun yolsuzluklar ve bakımsızlıktan ne kadar zayıf bir orduya dönüştüğünü Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin dahil kimse fark etmemişti.

Ruslar Kiev’i almakta başarısız olunca Nisan 2022 sonlarında geleneksel Sovyet savaş stiline geri döndüler. Rus ordusunun en büyük özelliği olan uzun menzilli roket atarlar ve topçuluk ile Ukrayna saflarını dövmeye başladılar. Mayıs ayı Ukrayna ordusu için çok acı geçti. Ruslar işgal girişiminin başlarındaki başarısızlıklarının   üstünü uzun menzilli roket atarlar ile kapamaya ve kazanımlar elde etmeye başladılar. Ama bu kazanımlar da çok uzun sürmedi.

Fotoğraf 1: Kaynak: https://www.lockheedmartin.com/content/dam/lockheed-martin/mfc/photo/high-mobility-artillery-rocket-system/mfc-himars-01.jpg.pc-adaptive.768.medium.jpg

ABD tarafından Ukrayna’ya hibe edilen 12 HIMARS roketatar sistemi savaşın seyrini tamamen değiştirdi. Haziran ayında ilk teslimleri yapılan HIMARS sistemleri ile Rusya ağır kayıplar vermeye ve mevzi kaybetmeye başladı. HIMARS’lar Rusların en çok korktuğu silah haline geldiler.

Peki HIMARS’ları bu kadar korkutucu yapan şey neydi? Bir düzine HIMARS nasıl oluyor da bütün savaşın seyrini değiştirilebiliyor?

Savaşın Kaderini Değiştiren Kritik Silah: HIMARS (High Mobility Artillery Rocket System) Sistemleri

HIMARS, 1990’ların sonlarında ABD Ordusu tarafından kullanılmak üzere geliştirildi. İki roket kapsülü yerine, büyük ölçüde arttırılmış hareket kabiliyeti için yalnızca bir bölmeye sahiptir. Bu, sistemin çok hızlı bir şekilde ateş etme konumuna geçmesine ve düşmanın karşı ateşi daha başlamadan bitirilmesine olanak tanır. Bu yüksek hareket kabiliyeti nedeniyle Rusya, Ukrayna’ya sağlanan bir düzine birimi etkisiz hale getirmekte büyük zorluk çekiyor.

Fakat HIMARS’ları asıl ölümcül yapan şey hareket kabiliyetlerinin yanı sıra, yüksek isabet oranıdır. HIMARS’lara standart altı roket kapsülü yüklenebilir. Roketlerinin menzili 1,2 ile 90 km arasındadır. Fakat, ATACMS karadan karaya füzesi kullanıldığında 300 km’ye kadar çıkabilir. HIMARS füzeleri yaklaşık 2 dakika içerisinde 50 km mesafeyi kat edebiliyor ve 2-5 metre arasında hata payı ile hedeflerini imha edebiliyor.

Fotoğraf 2: Kaynak: https://www.lockheedmartin.com/content/dam/lockheed-martin/mfc/photo/high-mobility-artillery-rocket-system/mfc-himars-masthead-01.jpg

HIMARS sevkiyatının ilk dört birimi 23 Haziran’da geldi ve sadece iki gün sonra Rus kuvvetlerine karşı kullanıldılar ve İzyum’daki bir askeri üste hassas bir saldırıda 40’tan fazla Rus askerini öldürdüler. Savaşın başlamasından bu yana ilk kez, Rus arka bölgeleri Ukrayna silahlarının tehdidi altındaydı. Savaşın başından bu yana birçok Rus Generali ve Albayı HIMARS’lar tarafından avlandı.

HIMARS’ların uzun menzilli yüksek isabet gücünden dolayı Rus komutanlar cephe hattının gerisine kaçmak zorunda kaldılar. Bu da Rusların ordu düzeni içerisinde emir komuta sisteminde büyük aksaklıklara neden olmaya başladı.

Fakat, HIMARS’ların asıl verdiği hasar Generalleri öldürmekten çok, kesin isabet gücü ile Rusya’nın tankerleri ve lojistik merkezlerini hedef almaya başlaması ile oldu. Savaşın ön cephelerine taşınması gereken benzin, cephane ve erzakların imhası ile Rusya lojistik merkezlerini daha gerilere taşımak zorunda kaldı. Bu da askerlerin ihtiyaç duydukları malzemelere erişimini geciktirdiğinden dolayı Rusların kayıplarını artırmaya başladı.

Savaşın başından bu yana zaten sorunlu olan Rus lojistik yapısı daha da sıkıntılı hale gelmeye başladı. Ruslar giderek daha fazla mevzi kaybetmeye başladılar. Rus askerlerinin moralleri de her geçen gün gerek erzak eksikliğinden gerek generallerin cephe hattının gerisinde kalmasından gerekse de HIMARS’ların her an toplu şekilde duran askerleri hedef alabileceği korkusundan dolayı tüm zamanların en düşük seviyesine geriledi.

Peki, bir düzine HIMARS’ların tek başına başardığını neden dünyanın ikinci en güçlü ordusu kabul edilen Ruslar başaramıyordu?

Rusların HIMARS’lara Karşı Çaresizliği: Akıllı Silahlar ve Çip Krizi

 Bunun asıl sebebi Rusya’ya Kırım’ı işgali sonrasında uygulanmaya başlayan çip ambargosundan kaynaklanmaktadır. Akıllı ve isabet oranı yüksek silahlar için yüksek teknoloji çipler gerekmektedir. İlk olarak AMD ve Intel[1] Rusya’ya olan çip sevkiyatını durduklarını açıkladı. Bu blokaj ile beraber Rusya yüksek işlem gücü gerektiren sunucular ve bilgisayar sistemleri için gereken altyapısını tamamen kaybetmiş oldu. Bu blokajı ardından Samsung da takip etti ve en son olarak da TMSC[2] de Reuters’a verdiği mülakatta Rusya’ya yapılacak çip sevkiyatlarını tamamen durdurduklarını açıkladı.

Fotoğraf 3: Kaynak: https://today.tamu.edu/wp-content/uploads/2021/12/ECEN-news-semiconductor-chip-shortage-30Nov2021.jpg

Aslında bu Rus ordusu için kısa sürecek bir savaşta çok da önemi olmayan bir durum olabilirdi. Fakat işler planlandığı gibi gitmemiş ve savaş uzamaya başlamıştı. Rusların hali hazırda kendi akıllı silahları zaten bulunmaktadır. Fakat, bu akıllı silahların hepsini Ukrayna’da kullanmak, ne kadar süreceği belli olmayan bir ambargoda göz önüne alındığında ordunun pek de taraftarı olduğu bir uygulama değil. Ayrıca akıllı silah sistemlerinin ne kadarının çalışabilir durumda olduğu da ayrı bir tartışma konusu.

Rusya’ya uygulanan bu ambargo aslında yeni uygulanan bir ambargo değil. Kırım işgalinden sonra bu ambargo kısmi olarak uygulanmaya başlanmıştı. Rusya’ya yüksek teknoloji çiplerin ithalatı kısıtlanmış durumdaydı. Fakat, çip ithalatının tamamen sıfırlanması ile birlikte, düşük teknoloji füze ve silah sistemlerinde bile arz sıkıntı yaşanmaya başlandı. Kullanılan silahların yerine yenisini koymak artık Rusya için olduğundan daha zor bir hale gelmeye başladı.

Ruslar bu sorunu aşabilmek için nitelik yerine niceliğe başvurmak zorunda kaldılar. Ruslar artık Sovyet döneminden kalan füze sistemleri ile cevap vermeye çalışıyor. Fakat Rusların cephede kullandığı uzun menzilli silahların isabet oranı son derece de kötü. Bir karşılaştırma yapmak gerekirse, bir HIMARS’ın 6 füzesi ile imha edebildiği bir hedefi Ruslar yüzlerce atış yaparak sağlayabiliyorlar. Bu da devamlı cepheye mühimmat taşınması anlamına geliyor ki HIMARS’ların yüksek isabet oranı sebebiyle bu füzelerin cepheye taşınması ayrıca yüksek risk barındırıyor.

Yüksek teknoloji çiplerin getirdiği bir diğer avantaj ise istihbarat alanındadır. Ruslar istihbarat olarak Ukrayna ordusunun çok gerisinde. Tabi bunda üç önemli husus var. Ukraynalılar istihbaratı üç şekilde sağlıyorlar: Birincisi, yerel halk yardımı ile topladıkları istihbarat. İkincisi, Türkiye’nin Bayraktar gibi askeri dronlar veya istihbarat toplamakta kullandıkları daha küçük dronlar ile potansiyel hedeflerin bilgisini alıyorlar. Üçüncüsü ve en önemlisi ise hiç şüphesiz ABD tarafından sağlanan istihbarattır. ABD’nin gerek uydu sistemleri gerekse de Rus haberleşme sistemlerine sızarak topladığı bilgiler ile Ukrayna ordusunu potansiyel hedefler konusunda bilgilendirmektedir. HIMARS’lar ise gelen istihbaratlara göre hedefleri dakikalar içerisinde yüksek isabet oranı ile imha edebilmektedir. Ardından Rus topçularının karşı ateşine maruz kalmamak için hemen konum değiştirmektedirler.

İstihbarat Alanında Teknoloji Üstünlüğü Farkı: Dronlar ve Çip Krizi

 Rusların büyük zayıflıklarından bir tanesi de bu istihbarat alanında oldu. Hatta bu konuda o kadar kötü durumdalar ki, yıllardır ekonomik ambargo altında olan İran’dan dron almak zorunda kaldılar. Peki neden kendi savaş uçaklarını üreten Rusya’nın kendi dronlarını hiç duymadık? Neden bu konuda dünyanın çok gerisinde kaldılar?

Fotoğraf 4: Kaynak: Getty Images/AFP

Bunun da sebebi aslında yine yüksek teknoloji çipler. Rusya’nın, Türkiye’nin NATO müttefiki olması sebebiyle rahatça erişebildiği yüksek teknoloji çiplere erişimi bulunmamaktadır. Ayrıca dronların en büyük özelliği, klasik savaş uçaklarına göre çok daha ucuz olmaları ve pilotların can güvenliği riski olmadığından dolayı eğitim maliyetlerinin düşük olmasıdır. Bir dron pilotu kilometrelerce uzaktan bu silah ve istihbarat sistemlerini güvenli şekildekullanabilir ve dronun düşürülmesi sonrasında yeni bir dron ile göreve kaldığı yerden devam edebilir. Ama burada en önemli nokta yeni dronları üretebilecek kapasitenizin olmasıdır. Ayrıca Bayraktar’ın en önemli parçası olan ROKETSAN üretimi MAM-L güdümlü roket füzesi gibi, isabet oranı yüksek olan füzelerden de elinizin altında yeterince olması gerekiyor. Dronlar savaş uçaklarına göre daha kolay hedefler olduğundan, kaybettiğiniz dronların yerine hızla yenisi koymazsanız, dron teknolojisinin sunduğu avantajdan yararlanamazsınız. Rusya’ya uygulanan bu ambargo nedeniyle, Rusların bu tip dronları yeterli sayıda üretebilecek kapasitesi bulunmuyor. Ayrıca ne o dronlara takabileceği akıllı füze sistemlerini ne de dronları kontrol edebileceği bir sunucu odasını kurabilecek kadar çip elinde bulunmuyor. Bu da Rusya’nın istihbarat ağını oldukça zayıf duruma düşürmektedir. Her ne kadar Çin bu tip çipleri Rusya’ya temin edebilecek olsa da Çin’de uzun zamandır bu yüksek teknoloji çiplerin ambargosu altında. Eline geçirebildiği çipleri de Rusya ile paylaşmak istemiyor.

Fotoğraf 5: Kaynak: https://baykartech.com/tr/

Çin’deki teknoloji şirketleri de bu tip bir ortaklığa girerek kara listeye alınmaktan korktukları için bu gibi bir paylaşım yapılmıyor.

Rusya’nın Teknolojik Darboğazı

Rusya’nın kendi ürettiği çipler de bulunmaktadır. Fakat Rusya’nın ürettiği çipler 65 nanometre (nm) çipler olup son derece düşük teknolojidir. Bir kıyaslama yapacak olursak TSMC şu anda 5nm çip üretiyor ve 3nm çipler içinde testler yapmaktadır. Intel 7 nm, ve Çin ise 11 nm çipler üretebilmektedir. Rusların üretebildiği çipler kredi kartlarında kullanılan tarzda çipler olup daha karmaşık teknolojik cihazlar için yeterli değiller.

Çipler olmadan savaş sırasında kaybedilen veya kullanılan mühimmatların yerine yenisini koymak, hatta silah sistemlerinin bakımını bile yapmak imkânsız hale geliyor. Rusya’nın en büyük hatalarından biri de böyle bir operasyona girerken elinde yeterince çip stoğunun bulunmamasıydı. Putin’in en büyük hesap hatalarından biri de dünyanın bu şekilde sert tepki verip, Rusya’yı teknolojik ambargo ile bu derecede zayıf düşürebileceklerini hesaplayamamasıdır. Tabi bunda Rusya’nın Ukrayna savaşının kısa sürede bitecek olduğunu düşünmesinin de büyük etkisi vardır. Bu yüzden sadece nakit olarak rezerv depoladı ama yüksek teknoloji silahları için gerekli ana hammadde olan yarı iletken çiplerden hiç depolamadı.

Fotoğraf 6: Kaynak:  https://foreignpolicy.com/2022/09/13/russia-ukraine-counteroffensive-tanks-kharkiv/

Rusya’nın içine düştüğü durum sadece çipler ile de açıklanamaz. Rusya’daki araba yedek parçalarının %90’ı ithal edilmektedir. Buna Ukrayna’ya hibe edilen HIMARS’ların favori hedeflerinden olan kamyonlar için gerekli yedek parçalar da dahildir. Rusya şu anda cephe hattına mühimmat taşıyacak kamyonları elde etmekte büyük sıkıntı yaşıyor. Ukrayna ordusu ise Rus tanklarını vurmak yerine akaryakıt tankerleri ile nakliyat kamyonlarını hedef almaktadır. Bu sebepten ötürü son zamanlarda Ukrayna’nın ikinci büyük silah sağlayıcısının Rusya olduğu yönündeki ironi içeren haberler ile karşılaşıyoruz.[3] Foreign Policy tarafından yayınlanan bir makalede ““ABD, Borç Verme programını başlatmadı, ancak ABD yerine Rus hükümeti Ukrayna kuvvetleri için bir Borç Verme programı başlattı.” şeklinde alaycı bir ifade ile Rusların içine düştükleri duruma gönderme yapılmaktadır.

Sonuç

Sadece 12 HIMARS füze sisteminin dünyanın ikinci güçlü ordusu olarak görülen Rus ordusuna verdiği hasar göz önüne alınınca çiplerin ne kadar önemli bir kaynak haline geldiği bir kez daha anlaşılıyor. Dünyanın en ileri teknoloji yarı iletken çip üretim merkezi olan Tayvan bu yüzden ABD açısından çok önemli ve savunulması gereken bir ada. 21. yüzyılda savaşları sayılar değil, keskin isabet gücü ve akıllı silahlar belirliyor. Akıllı çiplere erişim olmayınca kullanılan silahların isabet oranı düşüyor ve sonuç olarak hem maliyet artıyor hem de lojistik olarak silahlı kuvvetleri savunmasız hale getiriyor.

Çip üretimi konusunda dışarıya bağımlı kalındığı sürece aslında üretilen silahların çok bir önemi kalmıyor. Çünkü burada önemli olan ürettiğiniz silah sistemlerinin devamlılığının olmasıdır. Elinizde sınırlı sayıda güdümlü füze olunca, ne kadar ihtiyacının olursa olsun o füzeleri kullanmak istemiyorsunuz. Çünkü savaşın ne yöne evrileceğini bilemiyorsunuz. Bu da sizi daha savunmasız hale getiriyor. Ayrıca çip olmadan silah üretemeyeceğiniz için, o silah üretimi için harcanan saatler ve ARGE masraflarının da sahaya yansıması bir o kadar sınırlı oluyor.

Ukrayna – Rusya savaşı bize bir şeyi daha kesin kez gösterdi ki o da niteliğin nicelikten önemli olduğudur. Mevcut gelinen noktada dünyanın ikinci güçlü ordusu olarak kabul edilen Rus ordusu, ABD tarafından Ukrayna’ya hibe edilen 12 adet HIMARS sistemi ve yaşadığı çip krizi ile ciddi bir bataklığa saplanmış duruma düşmüştür. Siyasi algı yöntemleri için her gün farklı hamleler görüntüsü ile propaganda savaşında üstünlük sağlamaya çalışsa da sahadaki acı gerçekler Rusya’yı ciddi şekilde sarsmaktadır. İronik bir anlatımla; teknoloji ambargosu, çip krizi ve akıllı/nitelikli silahlardaki gerilemesi nedeniyle dünyanın en güçlü ikinci ordusu olan Rusya, artık Ukrayna’da ikinci güçlü ordu konumuna düşmüştür. Rusya’ya uygulanan teknoloji ambargosu ve çip tedarik krizi zaman geçtikçe Rusya’yı sahada daha fazla geri çekilmeye zorlamaktadır.

KAYNAKÇA:

[1] https://www.intel.com/content/www/us/en/newsroom/news/intel-statement-war-ukraine.html#gs.f73epb

[2] https://www.reuters.com/technology/taiwans-tsmc-says-comply-with-export-control-rules-russia-2022-02-25/

[3] https://foreignpolicy.com/2022/09/13/russia-ukraine-counteroffensive-tanks-kharkiv/

Bültenimize Abone Olun

En son haberler ve özel duyurulardan haberdar olmak için abone olun