Bültenimize Abone Olun

En son haberler ve özel duyurulardan haberdar olmak için abone olun

Tarih:

Türk Televizyonlarında Medya Müdavimleri: Bourdieu’nun Alan Kuramı Üzerinden Bir Değerlendirme

Diğer Başlıklar

Follow Us on Social Media

Özet

Bu çalışma, Türkiye’de yeni medya alternatifine karşı gücünü koruyarak işlemeye devam eden ana akım medyasının, sahne önü failleri aracılığıyla toplumsal gerçekliğin inşasında kamuoyunu nasıl harekete geçirdiğini/hareketsizleştirdiğini açıklar. Bunu kanıtlamak için, üç ana medya şirketinin sahipliğini yaptığı CNN Türk, Habertürk ve NTV kanallarındaki 2018-2021 tarihli siyasî tartışma programları ve kanalların reytingini inceler. Bu programların sahne önü ve sahne arkası bileşenlerini alan teorisi kullanarak teorik bir tartışmaya alır ve ampirik çalışmaların yardımıyla TV programlarındaki uzmanları, alanın sahne önü failleri olarak, medya müdavimleri (fast-thinkers) kavramı üzerinden değerlendirir. Medya, televizyon ve gazetecilik alanlarının faillere dayattığı iç işleyişi ve faillerin habitus’larının ilişkiselliğini keşfetmek için kanal reytingleri, gazete tirajları, faillerin sözlü/yazılı ifadeleri ve uzmanların bu programlardaki varlıklarına dair ampirik bulgulardan yararlanır. Çalışma, bu faillerin, simgesel sermaye elde etmek adına, toplumun siyasî failliğini azaltan medya alanının kurallarına intibak ettikleri ve yeniden üretimine sundukları katkı ölçüsünde, kamu yararını gütmekten saptıkları ortaya koyar.

Türk Televizyonları Üzerine İnceleme

Tarihi boyunca medya, kamusal alanlar yaratarak insanları uzamsal-zamansal kısıtlamalardan kurtarma fikri üzerine kuramsallaştırılmıştır (Habermas, 1989, 177-178). Alan teorisini medyaya uyguladığında Bourdieu, modern toplumlarda her yerde birden bulunabilen karakteristiği ile onun, simgesel şiddetin[1] gizlendiği/vücut bulduğu başat alan olduğu sonucuna varır. Dolayısıyla da, medya ile simgesel gücün arasındaki bu aracı ilişkinin farkındalığıyla, toplumsal alanda mücadele eden güç öbekleri bu güçten pay almak ister (Bourdieu, 1998, 53). Bu, ampirik gerçeklikte faillerin, bulundukları alanın yöneticisi olmak için gerekli simgesel gücün kaynağı olarak medya ve organlarına sahipliklerini işaret eder.  Şimdilerde bu sahipliklerin işaret ettiklerini inceleyen birçok medya çalışmacısına göre, siyasî ve iktisadî alanların medya alanına güçlü nüfuzu söz konusudur. Böylece medyanın özerkliğine dair gerçekleştirilecek herhangi bir tartışma iki önemli baskı türünün gölgesi altında gelişir. Bunlardan ilki siyasî güçlerin iktidarını yeniden üretmeye bağımlı bir siyasî baskı, diğeri ise özelleştirmelerin yolunu açmasıyla, medyanın da kâr odaklı ticari işletmelere dönüşmesine neden olan iktisadî baskıdır (Champagne, 2005, 51).

Medya sektörünün 1980’lerde özellikle Batı’daki teknolojik gelişmelerin sıçraması ile girdiği dönüşüm sonucunda, mülkiyet ilişkileri, sermaye bileşimi ve devlet-medya bağlantısını kuran yasal zemin değişmiş ve devlet-sermaye-medya-toplum ilişkileri yeni bir temel üzerinde şekillenmeye başlamıştır (Kaya, 2009, 112). Ampirik alanda karşılaşılan, medyanın kamusal anlayışının terk edilmesi, medyanın şeyleşmesi ve medyanın bir şeyleştirme aracı olmasıyla sonuçlanan özel yatırımcıların ve siyasi güçlerin akını olmuştur. Medya demokratik görevinden men edilmiş, yatırım alanı haline getirilmiştir.

Türkiye’deki duruma baktığımızda, Ekzen, 1980’lerde alınan siyasi ve ekonomik kararları medya endüstrisine, özellikle televizyon ve radyo yayıncılığına yapılan yatırımlar dizisine, dayandırır (Ekzen, 1999, 85). Ancak bu niceliksel zenginlik ülkenin mevcut kişi başına düşen geliri, okuryazarlık oranı ve siyasî bilinci ile buluştuğunda verimli ve rasyonel işleyen bir medya sektörü oluşturulamamıştır. Bununla birlikte demokratikleşme, siyasal yaşama toplumsal katılımın artması, toplumsal ve siyasal çeşitliliğin arttığı çoğulcu bir zeminin kurulması gibi nicel gelişmelerden beklenen katkılar da sağlanamamıştır (Kaya, 2009, 244).

Yaklaşık son 10 yıldır günde ortalama 4 saat televizyon izleme süresi ile dünya rekoru kıran Türkiye’nin %69.2’si en güvenilir haber ve bilgi kaynağı olarak televizyonu görmektedir.[2] Türkiye’de en çok izlenen 22 televizyon kanalı[3]toplamda sadece 3 medya grubuna aittir, bunlar: Ciner Medya Grubu (5), Doğuş Medya Grubu (7) ve Demirören Medya Grubu (10). 1978 yılında temelleri atılan Ciner Grubu; ana faaliyet konusu olarak madencilik, enerji, cam, kimyasallar, denizcilik, turizmin yanı sıra 1998 yılında Sabah Grubu ortaklığıyla kapılarını medya sektörüne açmıştır.[4] Keza, Doğuş Grubu inşaat, bankacılık, gıda, turizm gibi sektörlerin ardından 1999’da NTV’yi bünyesine katarak medyaya yatırım yapmaya başlamıştır.[5] Medya sektöründe sahipliği diğerlerinden önde götüren Demirören Grubu önceleri enerji, gaz ve otomobil yedek parçalarıyla başladığı iş hayatında, 2011’ de Milliyet ve Vatan Gazetelerini sahiplenerek medya alanına dair yaptığı yatırımları ile ön plana çıkmıştır.[6]

Bourdieu, televizyon gazeteciliğinin kültürel üretimlerine dair yaptığı analizde bir madalyonun iki yüzünü açığa çıkarır. Yüzlerden birinde, gazeteciliğin sahip olduğu simgesel iktidar ile diğer kültürel alanlar üzerinde baskılayıcı bir kudrete sahip olduğu gerçeği yatan madalyon, diğer yüzüyle bu kudreti bir cevher gibi gören siyasî ve iktisadî alanın etkisi altında baskılanmakta olan gazeteciliği gösterir. İktisadî ve siyasî alan, egemenliğinde tam etkinliğe ulaşmak için kitlesel medyanın en önemli unsurlarından biri olarak gazetecilik üzerinde tahakküm kurmak pahasına gazetecilik alanının kendinden kurallı yapısını bozar ve onu demokratik prensipleri ihlal eden pratiklere mecbur eder. Alanda artan bir şekilde hüküm süren heteronomi, alanın özerklik çizgisindeki kurallarına/sınırlarına ve doğal olarak faillerin habituslarına doğru genişler ve alana siner. Gazeteciliğin üzerine sinen bu duman, gazetecileri siyasî arenada kendi çıkarlarına göre hareket etmeyi içeren spesifik bir vizyonu üreten ve yeniden üreten faillere dönüştürür (Bourdieu, 1998, 2). Champagne’ in Fransız gazetecilerin iki farklı faillik tipi arasında sarkaç gibi hareket eden bir halde olduğu betimlemesi tam da böyle bir noktayı içerir. Buna göre, faillerin uğraklarından biri, skandalları ortaya çıkaran ve böylece demokrasiye hizmet eden araştırmacı gazeteciler ve/veya ülkenin yetkililerini kınayan/kutlayan siyasî yorumculardan diğeri ise, ciddiyetsiz yazılar yazan, dünyanın sefaletlerinden çıkar sağlayan, hatta paparazziler gibi yozlaşıp insanların mahremiyetini işgal etmeye çalışan ve tamamen paralı amaçlarla haber yapanlardan oluşur (Champagne, 2005, 48). İşte Bourdieu,  spesifik vizyona sahip özel tip medya müdavimleri olarak bahsettiği bu gazetecilerin teorisini yapmış ve dikkatleri simgesel sermaye birikimi üzerine çekmiştir.

Gazetecileri, akademisyenleri, politikacıları ve yazarları konuk eden siyasî tartışma programları, hangi konuların kamu bilinci ve tartışma alanına gireceğini tanımlamak, bu konuların tartışılacağı terimleri seçmek ve konuların kimler tarafından konuşacağına karar vermek suretiyle toplumdaki siyasî tartışmaları yönetir ve kontrol eder (Connell, 1996, 141). Aşağıdaki tablolar bahsi geçen medya gruplarının en yüksek reytingli üç kanalın (NTV, Habertürk ve CNN Türk) reytingi en yüksek birer programlarının (Siyasî İşler, Enine Boyuna, Tarafsız Bölge) [7] örneklemi üzerinden bir araştırmayı gözler önüne serer.

NTV – Siyasî İşler (30 Haziran 2018 – 23 Haziran 2020: 62 Program)

Konuk Katılım Sayısı
Okan Müderrisoğlu 59
 Burhanettin Duran 54
Ahmet Kasım Han 16
Oral Çalışlar 13
Mithat Baydur 7
Mehmet Barlas 7
Kürşat Zorlu 6

Yayınlanan 62 programa toplamda 18 farklı konuk çağırılmıştır, bazı isimler neredeyse her programa dâhil olurken geri kalan isimler bir veya iki kez programda yer almışlardır.

Habertürk – Enine Boyuna (1 Mart 2018 – 22 Ocak 2020: 120 Program)

Konuk Katılım Sayısı
Yaşar Hacısalihoğlu 19
Nagehan Alçı 18
Ersan Şen 16
Metin Özkan 15
Mehmet Şahin 14
Nihal Bengisu Karaca 13

Yayınlanan 120 programda 40’ı aşkın farklı uzmanla Siyasî İşler programına göre daha geniş bir katılımcı yelpazesine sahip olmasına rağmen, bu program da belli kişilerden bir ya da birkaçı her programa muhakkak dâhil olmuş ve diğer uzmanlar bir ya da iki kez katıldıkları bu programda hep bu isimlerle karşılaşmıştır.

CNN Türk – Tarafsız Bölge (11 Mayıs 2020 – 20 Ocak 2021: 78 Program)

Konuk Katılım Sayısı
Hakan Bayrakçı 49
Zafer Şahin 31
Şaban Sevinç 27
Yaşar Hacısalihoğlu 16
Nedim Şener 13
Ömer Lütfü Avşar 13

Bu tarihler arasında yaklaşık 30 uzmanı konuk eden Tarafsız Bölge programı bazı isimlere fazlaca yer vermiştir.

Bourdieu, böylesi dar bir yelpazeye sahip bu tür programları fast-food zihniyeti ile ilişkilendirir; bu programlar çabukça üretilmesi ve tüketilmesi beklenen ve bu yüzden de yerinin hemen doldurulması icap eden üretimler olarak bilgi birikimlerinin vitrinlik sunumları, dışı süslü içi boş bir kültürel üretimler dünyasına işaret eder. Bunun mimarları olarak ‘fast-thinkers’ (hızlı düşünürler), televizyonda verdikleri nitelikli demeçler, ses getiren argümanlar, başyapıtlar, kısacası gerçekten bir şeyleri değiştiren/iyileştiren üretimleri ile değil, sürekli olarak karşımıza çıktıkları için tanınır, bilinirler. Böylece bugün televizyon ekranı, narsisist teşhircilik için bir alan olarak billurlaşır (Bourdieu, 1998,14).

Bourdieu’ya göre bir imtiyazlar dizisinden geçen gazetecileri vardıkları yerde, televizyonun ortaya çıkmasına kadar, herhangi bir kültürel üretici için hayal bile edilemeyecek bir erişim ve bu avantajın karşılığında demokratik prensiplerden ödün beklemektedir. Medya müdavimleri, kamusal alanı öncelik edinmeyen; halka demokrasiyi ve haklarını tanıtmak ve halkı bunları pratik edebilecek bilgiyle donatmak, onları özellikle siyasî anlamda iyileştirmek yerine, kendi siyasî yaşamlarını/dünyalarını bir magazin programı gibi sergilemektedir ve halkı bu alandan uzaklaştırmaktadır. Halkın payı, siyaset kavramının halkla işi yokmuş gibi yorumlandığı ve aktarıldığı bir uzmanlar dünyasını izlemektir.  Örneğin gazeteciler; insan hakları, toplum refahı, kamu politikaları, yapısal reformlar ve bütçelendirme gibi halkı gerçekten ilgilendiren konulardan sapıp, politikacıların hiper-hırslı tutumlar içerisinde birbirlerine karşı direttikleri ters çıkarlardan ibaret bu gergin atmosferin magazinsel ve sansasyonel boyutlarında kaybolur. Bu da, alandaki uzmanlık derecelendirmesinin gözlem ve araştırmaların objektiflik değerinin, içeriden bilgiye erişebilmeye ve politikacılarla yakın temasta olmaya göre yapılmasına neden olur. Okuma, araştırma, inceleme veya gözlemlere dayalı gerçek emek ürünlerinin üretilmesindense, ünlüler dünyasından bir tanışıklık ilişkisi sahibi olmak çok daha değerli görülür.  Kamuda bu, siyasetin, siyasetçiler ile yakın bir ilişki içinde olmak, onları bizzat tanımak, siyasetçiler hakkında içten gelen dedikoduları işitmek, zengin olmak ve diğerleri tarafından bilinmekle ilgili olduğu izlenimini yaratır; yani siyaset profesyoneller içindir (Bourdieu, 1998, 8).

Televizyon ve gazetecilik alanının siyasî alandaki pasif konumlandırışlarının, bu alanın terk edilmesi gibi bir eğilime sebep olduğu iddia edilebilir. Aşağıdaki reyting ve tiraj tabloları, bu iddiayı destekler niteliktedir.

Tablo 1 – Türkiye’de Yıllık TV İzleme Süresi[8]

2006 2009 2012 2018
5 saat 8 dakika 4 saat 23 dakika 3 saat 54 dakika 3 saat 34 dakika

 

[9]Tablo 2 – 2020 Kanal Reytingleri

Aylık Ort. Reyting Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık
CNN Türk 0,20 0,23 0,44 0,48 0,33 0,23 0,20 0,25 0,24 0,26 0,32 0,29
Habertürk 0,15 0,24 0,39 0,36 0,25 0,20 0,17 0,18 0,20 0,20 0,25 0,24
NTV 0,14 0,24 0,41 0,38 0,26 0,19 0,16 0,17 0,16 0,19 0,23 0,21

Tablo 3 – 2021 Kanal Reytingleri

Aylık Ort. Reyting Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran
CNN Türk 0,32 0,26 0,26 0,20
Habertürk 0,24 0,19 0,21 0,15
NTV 0,22 0,19 0,17 0,14

 

[10]Tablo 4 – 2019 Gazete Tirajları

Gazete 7-13 Ocak 8-14 Nisan 8-14 Temmuz 7-14 Ekim
Sabah 285.210 275.085 267.552 248.587
Sözcü 265.736 264.991 279.082 249.204
Hürriyet 265.655 248.749 220.308 213.649
Posta 211.383 171.234 171.229 163.499
Türkiye 133.129 133.348 128.528 128.336
Milliyet 131.330 126.404 126.353 126.120
Takvim 113.914 101.757 105.983 102.180
Yeni Şafak 110.438 108.791 102.784 103.120
Akşam 105.631 102.058 102.767 101.820
Genel 1.622.426 1.532.417 1.504.586 1.436.515

 

Tablo 5 – 2020 Gazete Tirajları

Gazete 6-12 Ocak 6-12 Nisan 6-12 Temmuz 5-11 Ekim
Sabah 242.274 189.812 190.427 196.604
Sözcü 241.577 168.623 196.390 194.527
Hürriyet 215.631 156.563 193.079 196.629
Posta 163.059 95.729 125.215 126.765
Türkiye 130.877 121.498 124.710
Milliyet 125.499 118.713 122.440 124.229
Takvim 104.731 79.923 92.308 89.290
Yeni Şafak 102.506 99.035 103.018 103.233
Akşam 111.099 96.739 100.741 101.259
Genel 1.437.253 1.005.137 1.245.116 1.257.246

 

Tablo 6 – 2021 Gazete Tirajları

Gazete 4-10 Ocak 5-11 Nisan
Sabah 195.471 190.819
Sözcü 205.333 185.030
Hürriyet 196.686 195.774
Posta 127.573 119.133
Türkiye 123.672 129.772
Milliyet 124.336 124.700
Takvim 93.042 85.853
Yeni Şafak 102.682 102.478
Akşam 100.879 100.288
Genel 1.269.674 1.233.577

 

Kaynakça

Habermas, J. (1989). Kamusal Alanın Yapısal Dönüşümü. Burjuva Toplumunun Bir Kategorisine İlişkin Bir Araştırma (çev.) Burger T., Lawrence F., Polity Press, Cambridge.

Connell, I. (1996). “Televizyon Haberleri ve Toplumsal Sözleşme’’, Kültür, Medya, Dil,  Stuart Hall, Dorothy Hubson, Andrew Lowe ve Paul Willis (ed.) Routledge: 141-156.

Bourdieu, P. (1998). On Television. USA: New York. The New York Press.

Ekzen, N. (1999). Medya ve Ekonomi: Türk Basın Sanayiinde Yoğunlaşma-Sosyalleşme-Tekel Yapısı. Medya Gücü ve Demokratik Kurumlar (Alemdar, K.). Afa Yayınları. İstanbul.

Champagne, P. (2005). “Çifte Bağımlılık”: Politika ve Piyasalar Arasındaki Gazetecilik Alanı”, Bourdieu ve Gazetecilik Alanı, Rodney Benson ve Erik Neveu (ed.), Cambridge: Polity Press, s. 48-63.

Kaya, R. (2009). İktidar Yumağı: Medya, Sermaye, Devlet, Ankara: İmge Yayınevi.

Bourdieu, P. & Wacquant, L. (2010). Düşünümsel Bir Antropoloji için Cevaplar, (çev.) Nazlı Okten. Istanbul: İletişim Yayınları.


[1] Toplumsal uzamın şekillendirme ve şekillenme sürecinde en etkili kuvvet yöntemini ise fiziksel iktidarın yerini ona saldığı simgesel iktidardır. Buna binaen, toplumsal oluşum, onun tabakalaşması ve failin bu tabakalar içinde konumlanışı simgesel iktidar ile sağlanmaktadır. Simgesel iktidar, kelimelerin ve onları söyleyenlerin meşruiyetine inancı yaratan belirli bir ilişkide ve bu ilişki tarafından tanımlanır ve bu iktidara maruz kalanlar, ona sahip olanların meşruiyetini tanıdığı ölçüde yaşamlarını idame ederler (Bourdieu & Wacquant, 2010, 144). Böylece, mikro alanları ve makro alan toplumu şekillendirme amacıyla simgesel iktidara bağıntılı olarak (bu iktidara maruz kalma ve onun yeniden üretimini sağlama bakımından) faillerin inanç, eğilim, edim ve pratikleri bu simgesel kuvvet alanının etkisi altında oluşur. Burada dinamiği oluşturan, egemenlerin, toplumsal yapıların içine gizledikleri simgesel iktidarları ile faillerin gerçekliklerini inşa eden olmak üzere bir mücadele içinde olmalarıdır.

[2] Radyo ve Televizyon Üst Kurulu. (RTÜK). 2018. Televizyon İzleme Eğilimleri Araştırması.

[3]  Televizyon İzleme Araştırmaları Anonim Şirketi. (TİAK).  4 Temmuz 2021 tarihinde esinlenilmiştir. Erişim Adresi: http://tiak.com.tr/tablolar#aylik-tablolar

[4] Ciner Grup. Hakkımızda. 4 Temmuz 2021 tarihinde esinlenilmiştir. Erişim Adresi:  https://www.cinergroup.com.tr/hakkimizda

[5] Doğuş Grubu. Hakkımızda. 4 Temmuz 2021 tarihinde esinlenilmiştir. Erişim Adresi:   https://www.dogusgrubu.com.tr/tr/hakkimizda

[6] Demirören Grup. Hakkımızda. 4 Temmuz 2021 tarihinde esinlenilmiştir. Erişim Adresi: https://www.demiroren.com.tr/kurumsal/tarihce/

[7] Televizyon İzleme Araştırmaları Anonim Şirketi. (TİAK).  4 Temmuz 2021 tarihinde esinlenilmiştir. Erişim Adresi: http://tiak.com.tr/tablolar#aylik-tablolar

[8] Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, (RTÜK), 2018, Televizyon İzleme Eğilimleri Araştırması

[9] Tablo 2 ve 3: Televizyon İzleme Araştırmaları Anonim Şirketi. (TİAK).  4 Temmuz 2021 tarihinde esinlenilmiştir. Erişim Adresi: http://tiak.com.tr/tablolar

[10] Tablo 4,5 ve 6: Canlı TV Biz.  1 Mayıs 2021 tarihinde esinlenilmiştir. Erişim Adresi:  https://www.canlitv.biz/rating/?tur=gazete

Bültenimize Abone Olun

En son haberler ve özel duyurulardan haberdar olmak için abone olun

Other Articles