Bültenimize Abone Olun

En son haberler ve özel duyurulardan haberdar olmak için abone olun

Tarih:

Rusya-Ukrayna Savaşı: Olası Nükleer Silah Kullanım Politikaları

Diğer Başlıklar

Follow Us on Social Media

Özet

24 Şubat 2022 tarihinde Rusya’nın Ukrayna topraklarına başlattığı ilhak şimdilerde 6. ayını doldurmak üzere olup yakın bir sürede ateşkes sağlanabileceğine dair sağlam argümanlara dayalı bir umut barındırmamaktadır. Öte yandan, yine bu tarihten itibaren Rusya, savaşmaya gücünün kalmaması ve zayıf düşmesi için, ABD ve Avrupa devletlerinin ağır ve sürekli yaptırımlarına maruz kalmaktadır. Bu mevcut durum, agresif ve hırslı ancak gücü azalmış Rus yönetiminin hızlı bir zafer elde edebilmek adına nükleer silah kullanması ihtimaline dair tartışmaları gündeme getirmiştir. Bu çalışma, Rusya’nın nükleer gücünü, bu gücü kullanması ihtimalini ve ABD’nin olası bir nükleer saldırıya karşı uygulayabileceği politika ihtimallerini tartışmayı hedeflemektedir.

Rusya-Ukrayna Savaşı: Olası Nükleer Silah Kullanım Politikaları

1945 yılında Amerika Birleşik Devletleri Japonya’yı nükleer silah ile vurduğunda dünyanın tek nükleer gücü olarak varlık göstermekteydi. Ancak şimdi dünya üzerinde nükleer güce sahip 9 ülke bulunmaktadır. 1970’den beri uygulanan Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması (NPT), her ne kadar nükleer enerjiden barışçıl amaçlarla yararlanmayı kolaylaştırmak için bu silahların yayılmasını önlemeye ve nihayetinde ortadan kaldırılmasını sağlamaya yönelik uluslararası çabaların temel taşını oluştursa da bu 9 ülkeden 5’inin nükleer silah kullanımını belli şartlar altında yasal kılmaktadır.[1]NPT aracılığıyla nükleer silah sahibi olmayan 185 ülke bu silahları edinmekten kaçınacaklarına dair söz vermişlerdir. Anlaşmanın diğer tarafındaki nükleer silahlara sahip oldukları bilinen beş ülke – Çin, Fransa, Rusya, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri – ise bu ülkelerin nükleer silah edinmelerine yardımcı olmayacaklarına ve nükleer silahsızlanma amacı doğrultusunda hareket edeceklerine dair taahhütte bulunmuşlardır.

Rusya’nın, Ukrayna ile olan savaşı sürecinde Avrupa ülkelerine yönelik nükleer tehdit propagandası ile “nükleer savaş” tartışmaları uzun bir aradan sonra dünya gündemine tekrar oturmuştur. Üstelik Harvard Üniversitesi Nükleer Güvenlik Uzmanı Prof. Dr. Graham Allison’ın söylediğine göremevcut nükleer savaş olasılığı Soğuk Savaş sırasında olduğundan çok daha yüksektir.[2]Uluslararası Kızılhaç Komitesi’nin 16 ülkeden 16.000 katılımcı ile gerçekleştirdiği“%54 oranında nükleer savaş” öngören[3] veya Amerikan Psikoloji Derneği’nin Amerikalıların yaklaşık %70’inin “Ukrayna’nın işgalinin nükleer savaşa yol açacağından endişe duyduklarını ve Üçüncü Dünya Savaşı’nın başlangıç aşamalarında olduğumuzdan korktuklarını” işaret eden[4] anketler de tehdidin insanlar arasında yaygın bir korku saldığına işaret etmektedir.

Neden olacağı zararlı mutasyon ve genetik bozukluklardan yol açacağı diğer türlü sosyo-ekonomik felaketler vesilesiyle insanlık tarihini yüzyıllar boyunca etkileyecek bir nükleer savaş ihtimali, tüm mevcut krizlerin ötesinde ve üzerinde yer almaktadır. Söz konusu tehlikenin ne boyutta olduğunu idrak edebilmek ve olası senaryoları değerlendirmek için Rusya-Ukrayna Savaşı bağlamında yer alan ülkelerin nükleer güç kapasitelerini ve nükleer silah kullanımına ilişkin politikalarını incelemek faydalı olacaktır.

Ülkelerin Nükleer Güç Kapasitesi

World Population Review’in verilerine göre dünyada mevcut 13.080 nükleer savaş başlığı yani nükleer silahı tetikleme mekanizması bulunmaktadır. Bunlardan 6.257’sini elinde bulunduran Rusya, dünyanın en güçlü nükleer kapasitesine sahip ülke olarak zirvede yer alırken Rusya’yı, 5.550 nükleer savaş başlığı ile ABD takip etmektedir.[5]

Görsel 1: Ülkelerin Sahip Olduğu Nükleer Silah Sayıları

Kaynak: “Nuclear Weapons by Country 2022”, World Population Review, https://worldpopulationreview.com/country-rankings/nuclear-weapons-by-country, (Erişim Tarihi: 12.07.2022).

Dünyanın nükleer lideri Rusya, 2014’ye güncellediği askeri doktrinde, “kendisine ve (veya) müttefiklerine karşı nükleer silah ve diğer kitle imha silahlarının kullanımına veya devletin varlığını tehdit eden konvansiyonel silahların kullanımına yanıt olarak nükleer silah kullanma hakkını saklı tuttuğunu” beyan etmektedir.[6] Rusya’nın, federasyona yönelik bir saldırganlık algıladığında nükleer silah kullanımını öne sürmesinin hukuki boyutunun yanı sıra birçok farklı dinamiğin etkisiyle de perçinlendiğini söylemek mümkündür. Dr. Allison’ın nükleer gücün ulusal bir onur olarak görüldüğünü ifade ettiği[7] Rusya’da, politik ve ekonomik hedeflerin kapsamlı nükleer çalışmalar içerdiğini görmek mümkündür. Kremlin yönetimi, nükleer “başarılara” imza attıkça bu “başarılarla” gövde gösterisi yapmayı; bir yandan halkını militarize bir coşku içine çekerken öte yandan düşmanlarına korku salmayı temel askeri stratejilerinden biri olarak benimsemiştir. Geçtiğimiz ay, süregiden Ukrayna Savaşı sırasında, Rusya Federasyonu’nun test ettiği kimi uzmanlarca dünyanın bilinen en güçlü nükleer silahı olarak nitelendirilen Sarmat füzesi bu stratejinin ses getiren örneklerinden biri olmuştur. Yaklaşık 6.000 km menzile sahip, 24 nükleer başlığı bulunan ve Rus uzmanların etkisiz hale getirilmesi için yaklaşık 500 adet uçaksavara ihtiyaç duyulacağını ifade ettiği bu kıtalararası füzenin yılsonunda hizmete gireceği açıklanmıştır.[8]

Rusya’nın Nükleer Silah Kullanması Senaryoları

Federasyonun nükleer silahları Savunma Bakanlığı’nın Object S adı verilen tesislerinde depolanmaktadır.[9]Çok çeşitli patlayıcı verimleri bulunan binlerce nükleer savaş başlığı ve hidrojen bombaları içeren bu tesislerin büyük çoğunluğu Görsel 2’de görüldüğü gibi federasyonun güneybatısına yani Ukrayna ile olan sınırına yakın noktalarda konuşlandırılmıştır. Bu nükleer tesislerin Ukrayna sınırının yaklaşık 40 km uzaklığında yer alan Belgorod nükleer tesisinin, savaş uzmanlarının ismini en çok dile getirdiği tesis olduğunu söylemek mümkündür. Faaliyete hazır durumunu ve Ukrayna’ya yakınlığını göz önünde bulunduran birçok uzman Rusya’nın olası bir nükleer saldırıyı buradan yapacağını öngörmektedir.

Görsel 2: Rusya’daki Nükleer Güç Tesisleri

Kaynak: “Nuclear Power in Russia”, World Nuclear, https://world-nuclear.org/information-library/country-profiles/countries-o-s/russia-nuclear-power.aspx, (Erişim Tarihi: 13.07.2022).

Bu uzmanlardan biri olan Rus Nükleer Kuvvetler Projesi direktörü ve Cenevre’de bulunan Moskova Fizik ve Teknoloji Enstitüsü’nde araştırma görevlisi olan Pavel Podvig, Reuters’a verdiği röportajda Rusya’nın Ukrayna’ya karşı nükleer silah kullanmasının başlıca 4 senaryo etrafında şekillenebileceğini dile getirdi.

  1. Karadeniz sularına gerçekleştirilebilecek bir saldırı: Bu senaryo, denizlere yönelik olduğu için minimum can kaybı anlamına gelecek ancak yine de ‘nükleer silah kullanma sınırının’ aşıldığını işaret eden bir saldırı olacaktır.
  2. Doğrudan Ukrayna Başkanı Zelensky ve devlet görevlilerini hedef alan bir saldırı: Savaşı hızlıca bitirmek için Putin yönetiminin yönelebileceği düşünülen bu seçenek dünya devletlerinden büyük tepki toplayacaktır.
  3. Bir Ukrayna askeri birimine (hava üssü, mühimmat/tedarik deposu vs.) yönelik bir saldırı: Sivil ölümün gerçekleşmemesinin göz önünde bulundurulduğunu gösteren ancak askeri ve diplomatik/politik anlamda büyük bir zayiata sebep olacaktır.
  4. Bir Ukrayna şehrinin tamamen yok edilmesine yönelik saldırı (ABD’nin Japonya’da Nagazaki ve Hiroşima’ya yaptığı gibi): Terör yaratmak yoluyla ülkedeki teslimiyeti hızlandırmayı amaçlayacak ve kitlesel ölümlere sebep olacaktır.

Bir nükleer silahın savaşa hazır hale getirilmesi, savaş başlıklarının seyir füzeleri veya balistik füzelerle eşleştirilmesi ve ardından hidrojen bombalarının uçaklara yüklenmesi göz önünde bulundurulduğunda saatler alacak bir süreci ifade etmektedir. Podvig, bu sürecin en hızlı gerçekleştirilebilecek nükleer alanın Belgorod-22 isimli Object S araçları aracılığıyla bu hazırlığı eşzamanlı olarak gözlemleyebileceğini dile getirmektedir.

ABD’nin Olası Nükleer Politikası

Rusya’dan ara ara yükselen nükleer tehditlere karşılık ABD yönetimi Ukrayna’da herhangi bir nükleer silah kullanımının “kabul edilemez” olacağını ve “ağır sonuçlara yol açacağını” açıkça belirtmiş ancak somut bir ifade ile nasıl bir cevap verileceğine dair henüz bir açıklama yapılmamıştır. ABD’nin nükleer saldırıya kesinlikle cevap vereceği ancak bu cevabın nasıl olacağına dair henüz bir göstergede bulunmamasının literatürdeki yeri kasıtlı belirsizlik politikası(policy of deliberate ambiguity) olarak nitelendirilmektedir. Bu politika, bir ülkenin belli bir konudaki (bu durum için nükleer silah kullanımı konusundaki) caydırıcılık stratejisini desteklemek ve bunu yaparken kışkırtıcılık riskinden kaçınmak için kullanılmaktadır. Yani, Biden yönetimi, Rusya’nın olası bir nükleer saldırısı karşısında “karşı-nükleer saldırı” seçeneğini açıkta tutarak caydırıcılık stratejisi gütmekte öte yandan ise bir “nükleer savaş” çıkarmak riskinden kaçınabileceğini ortaya koymaktadır.

ABD’nin yanıtı muhtemelen Rusya’nın nasıl bir nükleer saldırı gerçekleştireceğine göre değişecektir. Putin’in güç gösterisi niteliğindeki bir nükleer saldırı ABD’ye daha yumuşak bir karşılık vermeyi düşündürebilir; ancak Ukrayna’da ağır bir can kaybı gerçekleşmesi ABD cevabının çok daha katı boyutlarda olmasına neden olacaktır.Dolayısıyla, ABD’nin olası bir Rus nükleer saldırısına tepkisinin ciddiyeti iki ana hat etrafında şekillenmektedir; konvansiyonel saldırı ile karşılık vermek veya Rusya’ya karşı-nükleer saldırıda bulunmak. Amerikan basınında yazılanlar, Biden yönetiminin nükleer bir cevap vererek büyük bir kıyıma yol açmak istemediğini ifade eden şekilde yoğunlaşmaktadır. Ancak, NATO ittifakı ruhuna zeval gelmemesi veya Rusya’nın saldırganlığına daha büyük bir cevap verilmesi yönünde argümanlarla yer yer nükleer karşılık verilmesi fikri de savunulmaktadır.

Bu noktada 2016 yılında Başkan Barack Obama yönetiminin yaptığı “nükleer oyununu” hatırlamakta fayda olabilir. American Arms Control Association’ın aktardığına göre[10] Obama, ekibinden, Rusya’nın Baltıklardaki bir NATO müttefikini nükleer silah ile vurduğu bir simülasyonu canlandırmasını istedi. Ekip, Rusya’nın başlattığı nükleer çatışmayı en uygun şekilde sonlandırmak için ABD’nin nasıl bir yanıt vermesi gerektiği üzerinde çalıştı.

Ulusal Güvenlik Konseyi görevlileri ve Genelkurmay Başkanlığı üyelerinden oluşan sözde İlkeler Komitesi, ABD’nin nükleer silahlarla misilleme yapmaktan başka seçeneği olmadığına karar verdi. Komite, başka herhangi bir tepki türünün kararlılık eksikliği göstereceğini, Amerikan güvenilirliğini zedeleyeceğini ve NATO ittifakını zayıflatacağını savundu. Komitenin bu cephesi tarafından Rusya’nın yönelttiği terörün son bulması için ABD’nin karşı bir nükleer saldırı ile cevap vermesi şart görüldü.

Ancak o sırada Başkan Yardımcısı Biden’ın danışmanı olan Colin Kahl, nükleer silahla misilleme yapmanın büyük bir hata olacağını ve uluslararası alandaki ahlaki zemini yok edip çok fazla can kaybına neden olacak bir karşı saldırının yanlış cevap olduğunu ileri sürdü. Kahl, konvansiyonel/geleneksel bir saldırıyla karşılık vermenin ve dünya kamuoyunu nükleer tabuyu ihlal ettiği için Rusya’ya karşı örgütlemenin çok daha etkili olacağını savundu. Başkan Biden’ın şuan ki Savunma Müsteşarı Kahl’ın argümanları komite tarafından kabul edildi. Yani, Rusya’nın nükleer saldırı gerçekleştirdiği yönündeki bir simülasyonda ABD, karşı bir nükleer saldırı ile yanıt vermedi.

Sonuç

Bir nükleer saldırı insanlık tarihini birçok yönden ve uzun süre boyunca oldukça olumsuz şekillerde etkileyecek sonuçlara yol açma kapasitesine haizdir. Bir nükleer savaş ise, bundan çok daha kötücül çıktıları içermektedir. Ancak Rusya, nükleer gücüne oldukça bağımlı olduğu iddia edilen bir askeri yönetim/yönetim uygularken Ukrayna Savaşı’nda nükleer silah kullanma korkusunu arttırmaktadır. Buna karşılık, Rusya’nın karşısındaki güç olarak bir başka nükleer silah sahibi ülke ABD, bu ihtimalin en aza indirilmesi için kasıtlı belirsizlik politikası gütmektedir. Olası bir nükleer saldırıya karşı nükleer silah kullanarak cevap verip vermeyeceğini açık etmeyen ABD yönetimi, 2016’da uyguladığı bir simülasyonda nükleer bir savaşa yol almayacak doğrultuda politikalar uygulamayı seçmiştir. O zaman gerçekleştirilen simülasyonda görevli kişilerin mevcut yönetimde de bulunması, ABD’nin Rusya’nın olası bir nükleer saldırısına cevaben karşı nükleer saldırıda bulunmayacak yönde politikalar uygulamayı seçmesinin ihtimalini kuvvetlendirdiği şeklinde yorumlanabilir.

 

Kaynakça:

[1] “Treaty on the Non-Proliferation of Nuclear Weapons (NPT)”, United Nations, https://www.un.org/disarmament/wmd/nuclear/npt/, (Erişim Tarihi: 11.07.2022).

[2] “Reading Nuclear Terrorism by Graham Allison”, International Affairs A Russian Journal, https://ciaotest.cc.columbia.edu/olj/iarj/iarj_04_05/iarj_04_05b.html, (Erişim Tarihi: 12.07.2022).

[3] “Majority of millennials see catastrophic war as real possibility, and believe there should be limits”, International Committee of the Red Cross, https://www.icrc.org/en/document/majority-millennials-see-catastrophic-war-real-possibility, (Erişim Tarihi: 12.07.2022).

[4] “Nearly 70% of Americans are worried about a nuclear attack, according to APA survey. Here’s what could happen”, CNBC, https://www.cnbc.com/2022/04/05/hypothetical-nuclear-attack.html, (Erişim Tarihi: 12.07.2022).

[5] “Nuclear Weapons by Country 2022”, World Population Review, https://worldpopulationreview.com/country-rankings/nuclear-weapons-by-country, (Erişim Tarihi: 12.07.2022).

[6] “Arms Control and Proliferation Profile: Russia”, Arms Control Association, https://www.armscontrol.org/factsheets/russiaprofile#:~:text=Under%20Russia’s%20military%20doctrine%2C%20most,the%20Russian%20Federation%20that%20utilizes, (Erişim Tarihi: 12.07.2022).

[7]“Reading Nuclear Terrorism by Graham Allison”

[8] “Russia’s Sarmat and China’s YJ-21: What the missile tests mean”, Reuters, https://www.aljazeera.com/features/2022/4/22/russias-sarmat-and-chinas-yj-21-what-the-missile-tests-mean, (Erişim Tarihi: 13.07.2022).

[9] “What If Russıa Uses Nuclear Weapons In Ukraıne?”, The Atlantic, https://www.theatlantic.com/ideas/archive/2022/06/russia-ukraine-nuclear-weapon-us-response/661315/, (Erişim Tairihi: 13.07.2022).

[10] “Nuclear Weapons: A Record That Falls Short of Lofty Ambitions”, Arms Control Association, https://www.armscontrol.org/act/2016-11/features/nuclear-weapons-record-falls-short-lofty-ambitions, (Erişim Tarihi: 14.07.2022).

Bültenimize Abone Olun

En son haberler ve özel duyurulardan haberdar olmak için abone olun