Bültenimize Abone Olun

En son haberler ve özel duyurulardan haberdar olmak için abone olun

Tarih:

Türk Soylular ve Türkiye’nin Politik Tutumu: Bölüm 1

Diğer Başlıklar

Follow Us on Social Media

ÖZET

Bu makalenin temel amacı; “Türk soylu” tabirini ve hangi Türk topluluklarına neden ve nasıl bu statünün verildiğini açıklamak ve analiz etmektir. Bir yazı serisinin ilk bölümü olarak tasarlanmıştır. Çeşitli Türk topluluklarının mevcut Türkiye topraklarına yerleşmesinin desteklenmesi, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinden itibaren teşvik edilmiştir. Ancak, Türk soylu topluluklar her ne kadar Türkiye’ye yerleşmek isteyen diğer uluslara göre daha avantajlı olsalar da birçok sorun ile karşı karşıya kalmışlardır. Son zamanlarda ise Türk topluluklarının karşılaştığı en büyük sorun, “Türk soylu” statüsünün mevzuat açısından yorumlanması ile değişken Türk dış politikası arasındaki uçurumun giderek artmasından kaynaklanmaktadır. Türk soylu statüsü hangi topluluklara verilmektedir? Türk soylu statüsü diğer statülere göre (göçmen/mülteci/düzensiz sığınmacı vs.) hangi avantajlara sahiptir? Irak ve Suriye Türkmenleri neden Türk soylu topluluklar arasına kabul edilmemektedir? Türkiye’nin Türk soylu toplulukları veya kendi nüfuzunu korumaya dair belirgin bir politikasının bulunmaması, Türk soylu statüsünün uygulanması konusunda birçok muğlaklık yaratmaktır.Bu yazı serisi boyunca, Türk soylu toplulukların Türkiye’ye yerleşmesi ve sonrasında yaşanılan sorunlar, Türkiye’nin değişen uygulamaları ve politikaları, Türkiye’nin özellikle Irak ve Suriye’ye yönelik değişen tutumu, Suriyelilerin ve Irak Türkmenlerinin Türkiye’deki farklı hukuki statüleri vb. konular derinlemesine incelenecektir.

Türk Soylular ve Türkiye’nin Politik Tutumu:

Bölüm 1

I. Giriş

Türk kamuoyunda, özellikle son yıllardan İran-İslam coğrafyasından Türkiye’ye kitleler halinde gelen sığınmacılar ya da geçici koruma statüsü altındaki bireyler dikkat çekmektedir. Ancak, Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarından itibaren Türkiye’ye yönelen bir göç dalgası daha bulunmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti, özellikle Türk soylu kimseler söz konusu olduğunda, göçü kolaylaştıran ve Türkiye’ye yerleşmek isteyen “Türk” soylu bireyleri teşvik eden bir politikayı tercih etmektedir. Mevzuat açısından Türk soylu olarak değerlendirilen kimselerin Türkiye’de, diğer sığınmacılara ve geçici koruma statüsü altındaki Suriyelilere kıyasla, daha sıcak karşılandığı, uzun süreli oturum izninin elde edilmesi, çalışma iznininkolayca alınması, Türk toplumuna uyum sağlanması vb. konularda daha rahat olduğu söylenebilir. Ancak her ne kadar Türkiye, Türk soyluların Türkiye’ye yerleşmesini teşvik edermiş gibi görünse de pratikteki uygulamalar çok daha farklı bir mahiyet taşımaktadır. Türkiye, özellikle Çin, Irak, Rusya vb. ülkelerle olan ilişkilerini zedelememek veya günü kurtarabilmek adına Türk topluluklarının birçok sorununu görmezden gelmektedir.

II. Türk Soyluların Türkiye’ye Göç Etmesinin Tarihçesi

Politika, İnovasyon, Tasarım ve Gelişim Merkezi’nde (PİTGEM’de) daha önceden yayınlanan bir yazıda Türkiye’ye yönelen düzensiz göçün tarihçesinden bahsedilmiştir.[1] Zeynep Korkmaz ve Ozan Önel tarafından kaleme alınan söz konusu yazıda, aynı zamanda, cumhuriyetin ilk yıllarında ulus-devlet inşası çerçevesinde Türk soyluların göçünün teşvik edildiği de belirtilmiştir.[2] Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren Türk soyluların Türkiye’ye göçünün genel itibariyle bilinmesi, Türkiye’nin Türk soylulara yönelik değişen politikalarının veya uygulamalarının daha iyi değerlendirilebilmesi bakımından da faydalı olacaktır. Türkiye’nin kurucuları, 1911-1922 arasında birçok savaşta hayatını kaybeden nüfusun yerini doldurabilmek amacıyla, özellikle Rumeli’den gelip Türkiye’ye yerleşmek isteyenlere yönelik daha hoşgörülü davranmıştır.  Balkanlar’daki Türk nüfus, Türkiye’ye en kolay uyum sağlayabilen göçmen topluluğu olmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti ilk büyük çaplı kitlesel göçü, Lozan Barış Antlaşması vasıtasıyla yaşamıştır.[3] Yukarıda da belirtildiği üzere Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu kadrosu, Osmanlı İmparatorluğu’ndan farklı olarak, yeni rejimin milliyetçilik ilkesi temelinde yükselen bir ulus-devlet olmasını tahayyül etmişlerdir. Lozan Barış Antlaşması’na binaen, Türkiye ile Yunanistan arasında yapılan mübadele neticesinde, Yunanistan’dan 300 bin veya 400 bin arasında Türk ve Müslüman mübadil Türkiye’ye göç etmiştir.[4]Cevat Geray’ın yaptığı bir araştırmaya göre Türkiye’ye Balkanlar’dan göç edenlerin oranı şu şekilde sıralanabilir: (384 bini “mübadil” olan) Yunanistan göçmenlerinin sayısı 407 bin 788 (%33.9), Bulgaristan göçmenlerinin 374 bin 478 (%31.1), Yugoslavya-Makedonya göçmenlerinin 269 bin 101 (%22.4), Romanya göçmenlerinin ise 121 bin 351 (%10)’dir.[5]Mübadeleyi takip eden dönemlerde ise Türkiye’ye göç eden Türk soyluların en önemli kısmı Bulgaristan’dan gelmiştir. Bulgaristan’ın yanı sıra Romanya ve Yugoslavya’dan gelen Türklere de değinmek gerekir. Romanya’dan 19.865 aileye mensup 79.287 kişi, 1923- 1949 yılları arasında iskânlı göçmen olarak Türkiye’ye yerleştirilmiştir.[6]Ayrıca 11.280 aileye mensup 43.271 kişi serbest göçmen statüsünde gelmiş ve çoğunlukla önceden gelen yakınlarının yerleştiği bölgelerde ikamet etmeye başlamışlardır.[7]XX. yüzyılda Yugoslavya’dan Türkiye’ye yapılan göçler aşağıdaki gibi dönemlere ayrılarak incelenebilir:[8]

– 1919 ve 1926 yılları arasında Sırp-Hırvat-Sloven Krallığı’ndan 131.000 muhacirin göçü,

– 1929 yılında Yugoslavya Krallığı’nda Sırp faşistlerin yönetimde etkinliklerinin artmasıyla 1930-1935 yılları arasında yaşanan göçler,

– Son olarak Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) ve Stalin döneminde bölgede uygulanan Stalinist politikalar sonucunda bölge halkının Türkiye’ye göç ettiği dönem.

Bulgaristan’dan Türkiye’ye yönelen göçün asıl sebebi, her türlü tedbire rağmen, Bulgar komitacıların Türkleri rahat bırakmamasından kaynaklanmıştır. Bulgaristan ile Türkiye arasında imzalanan 18 Ekim 1925 tarihli Türkiye-Bulgaristan İkamet Sözleşmesi ile iki ülke arasındaki göç hususu düzenlenmiştir. Ancak Türkiye’nin ve Bulgaristan’daki önde gelen Türklerin kitlesel bir göçe karşı oldukları söylenebilir. Türkiye, cumhuriyetin ilk yıllarından 1990’lara değin Bulgaristan’dan gelen Türklere kucak açmıştır. Ancak Rumeli’deki yüzlerce yıllık Türk varlığını korumak hususunda da gayret gösterilmiştir. Mesela Bulgaristan’daki Türkçe günlük yayınlardan biri olan Deliorman Gazetesi “Cennet gibi bu vatanın (Bulgaristan’ın) içinde asırlarca yaşayan Türk köylüsü muhacirliğe kalkmayı düşünmemelidir” ifadesine yer vermiştir.[9] Bu görüş, Türkiye tarafından da paylaşılmaktadır.

Bulgaristan’dan Türkiye’ye yapılan göçler, neredeyse tüm cumhuriyet tarihi boyunca aralıksız devam etmiştir. Bu süre içinde, 800.000 kişiyi bulan Bulgaristan’dan göçler, genel olarak dört dönemde gerçekleşmiştir:

  • 1925 yılında imzalanmış olan Türk- Bulgar İkamet Sözleşmesi ile 1949 yılına kadar 218.998 kişi, Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç etmiştir.
  • 1950 yılına gelindiğinde ise yaklaşık iki yıl sürecek yeni bir göç dalgası daha yaşanmıştır. 10 Ağustos 1950‟de Bulgar Hükümeti’nin, Türkiye’ye ültimatom çekmesiyle başlayan süreç, 2 Aralık 1950 tarihinde ve Şimşir’in verdiği rakamlara göre, 1951 yılında yaklaşık 100.000’i bulmuştur.1950-1951 Göçü olarak da adlandırılan bu göçte gelenlerin sayısı 153.063 kişidir.
  • 22 Mart 1968 tarihinde, Ankara’da, Türkiye ile Bulgaristan arasında, “Yakın Akrabaları 1952 Yılına Kadar Türkiye’ye Göç Etmiş Olan Türk Asıllı Bulgar Vatandaşlarının Bulgaristan Halk Cumhuriyeti’nden Türkiye Cumhuriyeti’ne Göç Etmeleri Hakkında Anlaşma” imzalanmıştır. 1969-1978 yılları arasında Türkiye’ye 116.521 kişi daha göç etmiştir.
  • 9 Mayıs 1989 tarihinde, yeni bir “kitlesel göç” hareketi başlamıştır. Bu tarihten sonra Bulgaristan’ın sınır dışı ettiği Türklerin sayısı her geçen gün hızla artmış ve daha 1989 yılı sona ermeden göç edenlerin sayısı 310.000’i geçmiştir.

Cumhuriyetin ilanını takip eden yıllarda Türkiye’ye yerleşen veya göç edenlerin önemli bir kısmı Rumeli’nden gelen kimselerdir. 1940-1981 yılları arası dönemde Türkiye’ye gelen göçmenlerin çalışma haklarını kullanmaları ve toplum hayatına entegre olmaları bakımından bizzat o dönem yürürlükte bulunan mevzuattan kaynaklı bir engel ortaya çıkmıştır.[10] Ancak Türkiye zaman içerisinde bu engelleri ortadan kaldırabilmek için başka düzenlemeler yapmıştır. 2000’li yıllarla birlikte Bulgaristan Türklerinin zamanla Türkiye’deki ayrıcalıklı konumlarını kaybetmeleri, vatandaşlık, ikamet ve çalışma hakkına sadece istisnai durumlarda sahip olabilmeleri Türkiye’yi göç edilecek ülke konumundan çıkarmaktadır.[11] Ayrıca Bulgaristan’ın AB’ye tam üye olması, Bulgaristan vatandaşı Türklerin çalışmak ve okumak için diğer AB üyesi ülkeleri tercih etmelerine olanak sağlamıştır.

1923-2023 arasında Türkiye’ye göç eden ve Türk soylu olarak tanınan başka topluluklar da bulunmaktadır. Mesela Doğu Türkistan’dan Türkiye’ye yerleşmek amacıyla gelen ilk Türk soylu topluluklar, 1952’de Türkiye’ye hareket eder.1958’e kadar devam eden bu göç hareketinin neticesinde Türkiye’ye yaklaşık olarak 564 aile yerleşmiştir.[12] Aynı zamanda Afganistan’ın SSCB tarafından işgal edilmesini müteakiben kimi Türk toplulukları yine Türkiye’ye sığınmak zorunda kalmıştır. Ancak son yıllara değin, 2011, Türkiye’ye Irak’tan ve Suriye’den son derece sınırlı şekilde bir Türkmen göçü olmuştur. Son yıllarla birlikte, Balkan Türkeri’nin yerini Irak ve Suriye Türkmenleri almaya başlamıştır. Ancak Irak ve Suriye Türkmenleri, Türk soylu topluluklar arasında yer almamaktadır. Daha doğrusu yetkili mercilerin bu yönde almış olduğu bir karar bulunmamaktadır.

III. Türk Soyluluk ve Türk Soylu Toplumlar

Türk soyluluğun hangi esaslara göre tespit edileceğine dair ortak bir görüş bulunmamaktadır. Bu durumun birçok sebebi mevcuttur. Öncelikle Türk soylu yabancı kavramı ile kast edilenin ne olduğunu anlayabilmek için Türk ifadesinin ne anlama geldiğini belirlemek lazımdır.Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne değin Türkiye’nin göç politikasını belirleyen temel metin İskân Kanunu olmuştur. 2006 yılında kabul edilen 5543 sayılı İskân Kanunu’na göre göçmen, Türk soyundan ve Türk kültürüne bağlı olup, yerleşmek amacıyla tek başına veya toplu halde Türkiye’ye gelip bu Kanun gereğince kabul olunanlardır.[13] Kanunun 3. maddesine göre, sadece Türk soyundan olanlar Türkiye’ye yerleşme hakkına sahiptir.[14] Üstelik göçmen statüsü, hukuki bir statü olarak, sadece Türk soylu ve Türk kültürüne bağlı olup yerleşme niyeti bulunan, bireysel ya da toplu olarak ülkeye varan yabancıları kategorize etmek için kullanılan özel bir anlama sahiptir.[15] Bu nedenle, Türkiye’nin göç politikasında seçici davrandığı ve özellikle Türk soyluların Türkiye’ye göç etmesini kolaylaştırdığı ve hatta teşvik ettiği iddia edilebilir.

Türkiye’nin özellikle 5543 sayılı İskân Kanunu üzerinden Türk soylulara öncelik tanıması veya Türk soyluları doğrudan göçmen kategorisinde değerlendirmesi, göç konusunda önde gelen bazı akademisyenlerin de tepkisini çekmiştir. Mesela Ahmet İçduygu, 5543 sayılı yeni İskân Kanununda da sadece “Türk soyundan olan ve Türk kültürüne bağlı olanların” göçmen kabul edilmesi, devletin göç ve göçmenlere yönelik politikalarında diğer etnik grupları dışlayıcı tutumundan vazgeçmediğinin bir göstergesi olarak değerlendirmektedir.[16]Diğer ikamet türleri göz önüne alındığı zaman uzun süreli ikamet izninin yetkili makamlarca verilmesi, oldukça zor ve zahmetli bir süreçtir. Uzun süreli ikamet izninin ise genellikle Türk soylulara verilen bir ikamet türü olduğu söylenebilir. Bu noktada, Türkiye’nin Türk soylu yabancılara karşı pozitif ayrımcılık uyguladığı iddia edilebilir. Diğer statülere nispeten Türk soyluların davet mektubu ve göç vizesi ile gelmeleri halinde vatandaşlık alma ihtimalleri çok daha yüksektir. Elbette mevzuat üzerinde tanımlanan ayrıcalıklar ve Türk soylulara verilen haklar uygulamaya gelince farklı sonuçlar doğurabilmektedir.

Türkiye’nin özellikle 2000’li yıllara kadar Rumeli’deki Türk topluluklarının göç etmesini desteklediği rahatlıkla söylenebilir. Ancak bu desteğin tarihi arka planını da iyi bilmek gerekir. Türkiye’ye göç etmek zorunda kalan Türk soylular, özellikle 2000’lere kadar, çeşitli devletler tarafından zulüm gören kimselerdir. Türk soylu yabancıların çalışmasına yönelik özel düzenlemenin çıkarılmasındaki asıl neden; Türkiye’de yabancı bir devletin vatandaşlığında veya vatansız durumunda çok sayıda Türk soylu kişinin bulunduğu tespit edilmiştir.[17]Türk soylu yabancıların pek çoğu yaşadıkları ülkede uğradıkları zorluklar nedeniyle ülkemize gelmiş ve geldikleri ülkelerde pek çok akraba ve mal varlığı bırakmışlardır.[18] Bu nedenle Türklere doğrudan vatandaşlık verilmesi yerine Türk soylu statüsüne geçirilmeleri daha işlevsel olabilir. Çünkü bu kişilerin Türk vatandaşlığına geçmesi halinde, geldikleri ülkedeki haklarından vazgeçmeleri ya da yoksun kalmaları her zaman bir olasılık dahilindedir.

Tüm Türk soylu yabancıların 5543 İskân Kanunu kapsamında göçmen olarak kabul edildiklerini düşünmemek gerekir. Türk soyundan gelen ancak farklı bir ülke vatandaşlığında yaşayan yabancılar için göç yönetimi sisteminde farklı statüler geliştirilmiştir.[19] Türk soylu yabancıların bir kısmı, insani ikamet izni denilen bir belge ile Türkiye’de kalabilmektedir. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 46’ıncı maddesine göre insani ikamet izni[20]:

i) Çocuğun yüksek yararı söz konusu olduğunda,

ii) Haklarında sınır dışı etme veya Türkiye’ye giriş yasağı kararı alındığı hâlde, yabancıların Türkiye’den çıkışları yaptırılamadığında ya da Türkiye’den ayrılmaları makul veya mümkün görülmediğinde,

iii) 55 inci madde uyarınca yabancı hakkında sınır dışı etme kararı alınmadığında,

iv) 53’üncü, 72’nci ve 77’nci maddelere göre yapılan işlemlere karşı yargı yoluna başvurulduğunda,

v) Başvuru sahibinin ilk iltica ülkesi veya güvenli üçüncü ülkeye geri gönderilmesi işlemlerinin devamı süresince,

vi) Acil nedenlerden dolayı veya ülke menfaatlerinin korunması ile kamu düzeni ve kamu güvenliği açısından Türkiye’ye girişine ve Türkiye’de kalmasına izin verilmesi gereken yabancıların, ikamet izni verilmesine engel teşkil eden durumları sebebiyle diğer ikamet izinlerinden birini alma imkânı bulunmadığında,

vii) Olağanüstü durumlarda,

verilen bir ikamet türüdür. Afganistan’da yaşayan Türk soylular, Çin’in Doğu Türkistan özerk bölgesinde yaşayan Uygur Türkleri gibi mevzuat uyarınca getirilmesi gerekli görülen belgeleri getiremeyen Türk soylular için insani ikamet izni düzenlenebilmektedir.[21] Peki insani ikamet izni nasıl verilmektedir? 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 46’ıncı maddesi uyarınca insani ikamet izni başvurusu, il göç idaresi müdürlüklerine yapılmaktadır. İl göç idaresi müdürlükleri ise söz konusu yabancılar hakkında gerekli araştırmaların yapılabilmesi için başvuruları Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’ne bildirir. İnsani ikamet izninin verilebilmesi için bakanlık oluru alınır ve il göç idaresi müdürlüklerine gönderilir.

2527 sayılı “Türk Soylu Yabancıların Türkiye’de Meslek ve Sanatlarını Serbestçe Yapabilmelerine, Kamu, Özel Kuruluş veya İşyerlerinde Çalıştırılabilmelerine İlişkin Kanun” 29/9/1981 tarihli ResmîGazete ’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu kanun “imtiyazlı” bir yabancı kategorisi yaratarak, bu statüde değerlendirdiği kişilerin Türkiye’de çalışma haklarını yurttaşların sahip olduğu haklara yaklaştırmıştır.[22] Türk soyluların Türkiye’deki işgücü piyasalarına 2527 sayılı Türk Soylu Yabancıların Türkiye’de Meslek Ve Sanatlarını Serbestçe Yapabilmelerine, Kamu, Özel Kuruluş Veya İşyerlerinde Çalıştırılabilmelerine İlişkin Kanunu’nun (TSYÇK) kabul edilmesinden sonra diğer gruplara göre (mültecileri sığınmacılar, geçici veya uluslararası koruma altında bulunan bireyler v.) çok daha kolay hale gelmiştir. En azından kâğıt üzerinde böyle olduğu söylenebilir. Ancak uygulamada aynı kolaylıktan bahsedebilmek pek mümkün değildir.  Türkiye’deki işverenler, çalışanları Türk soylu yabancı kategorisine girse bile, birçok konuda tereddüt yaşamakta ve prim ödemek istemedikleri için Türk soyluları kayıt dışı çalıştırmaya devam etmektedirler.

5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 28. maddesi ile kendilerine birtakım imtiyazlar tanınmış olan mavi kartlılar olarak adlandırılan grubun Türk soylu yabancı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği konusunda süre giden bir tartışma mevcuttur. Ancak mavi kart sahipleri hali hazırda birçok haktan istifade edebilmektedir. Kamu personeli olarak atanma ve genel seçimlerde oy verme haricinde her türlü haktan istifade edebilen mavi kartlılar, genel itibariyle Avrupa Birliği (AB) ülkelerine göç etmiş Türklerin ikinci ya da üçüncü nesil torunlarına verilmiş özel bir statüden faydalanmaktadırlar. Başta Almanya, Hollanda ve Fransa olmak üzere birçok AB üyesi ülke, çifte vatandaşlığı bir hak olarak görmemektedir. AB ülkelerinde yaşayan Türkiye kökenli birçok genç Türk ise iktisadi ve siyasi haklardan tam olarak faydalanabilmek için, erişkin oldukları andan itibaren Türk vatandaşlığını terk etmektedir. Bu nedenle mavi kartlıların Türk soylu yabancı olarak değerlendirilemeyecekleri açık bir gerçektir.

5543 sayılı İskân Kanunu’nun ilk halinde “Göçmen olarak kabul edilecekler bakımından Türk soyundan olmanın ve Türk kültürüne bağlılığın tayin ve tespiti ilgili bakanlıkların görüşü alınarak Dışişleri Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu” kararı ile yapılır ifadesi yer almaktaydı.[23] Anayasa’da yapılan değişikliklere uyum çerçevesince, Bakanlar Kurulu’nun artık mevcut bir kurum olmaması sebebiyle, bu yetki Cumhurbaşkanı’na verilmiştir.[24] Ancak farklı kanunlarda yer alan düzenlemelerde ise Türk soyluluğun tespit edilmesine yönelik Cumhurbaşkanlığı, Dışişleri Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, çeşitli konsolosluklar gibi farklı mercilerin yetkili olduğu belirtilmektedir. Bu nedenle, genel itibariyle, TSYÇK’nın 8. maddesini uyarınca Türk soyluların çalışma izinlerine ilişkin esas ve koşulları belirleme yetkisi Cumhurbaşkanlığı’na verildiğinden, Türk soylu kabul edilecek kimselerin taşıması gereken niteliklerin Cumhurbaşkanınca belirleneceği, çalışma izni başvurusunda bulunan kişinin ise Türk soylu olup olmadığının değerlendirilmesinin, başka bir deyişle Cumhurbaşkanınca belirlenen kriterlere uygun olup olmadığının değerlendirilmesinin ise, TSYÇK uyarınca İçişleri Bakanlığınca, Uluslararası İş Kanunu uyarınca ise İçişleri veya Dışişleri Bakanlığınca yapılacağı değerlendirilmektedir.[25]

IV.Yakın Zamanda Türk Soylu Statüsü Verilen Topluluklar

Türk vatandaşı olmayan bir kişinin uzun dönem ikamet izni alabilmesi için 8 yıl kesintisiz Türkiye’de ikamet etme şartı aranırken, 15 Şubat 2017 tarihli Göç Politikaları Kurulu kararı doğrultusunda Bulgaristan, Yunanistan, Ahıska ve Uygur Türklerine söz konusu süre şartı aranmaksızın uzun dönem ikamet izni verilmektedir. Göç Politikaları Kurulu’nun 15/02/2017 tarihli 2017/01-04 sayılı karar uyarınca Batı Trakya, Bulgaristan vatandaşı Türk soylular ve Uygur Türkleri ile Ahıska Türklerine hiçbir koşul aranmaksızın uzun dönem ikamet izni yani süresiz ikamet izni verilmesi uygun görülmüştür.[26] İstisnai yollarla Türk vatandaşlığının verildiği bir başka Türk soylu topluluk ise Afganistan’dan Pakistan’a sığınan Türk soylu göçmenlerdir. SSCB’nin Afganistan’ı 1979’da işgal etmesini müteakiben 2641 sayılı Afganistan’dan Pakistan’a Sığınan Türk Soylu Göçmenlerin Türkiye’ye Kabulü ve İskânına Dair Kanun ile yukarıda dile getirilen imkân, Afganistan’dan Pakistan’a sığınan Türklere ve ailelerine, tanınmıştır. Ancak 2641 sayılı Kanunun istisnai bir düzenleme olup daha sonra yürürlükten kaldırılmıştır. Yani 2023 itibariyle Afganistan Türkleri’nin Türk soylu yabancılar arasında sayıldığı söylenemez.

i) Ahıska Türkleri

3835 sayılı Ahıska Türklerinin Türkiye’ye Kabulü ve İskânına Dair Kanun çerçevesinde kurulan Üst Komisyon tarafından sekretarya işlemleri gerçekleştirilmiştir. 5543 sayılı İskân Kanunu uyarınca Bakanlar Kurulu tarafından ülkemize iskân edilmesi kararı verilen Ahıska Türklerinin yurda alınması ve kalıcı olarak iskân edilmeleri için Eylem Planı hazırlanmak suretiyle genel toplamda 20.098 Ahıska Türkünün ülkede iskânları sağlanmıştır.[27]Nitekim Ahıska Türkleri söz konusu olduğunda İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü ile Göç İdaresi Başkanlığı’nın müşterek kararı çerçevesinde Türkiye’ye yasal yollardan giriş yapmış, ikamet izni bulunan veya bulunmayan Ahıska Türkeri’ne istisnai vatandaşlık verilmesine hükmedilmiştir.[28] Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB), yetkili makamlarca istenilen belgelere de yer vermiştir. Söz konusu belgeler incelendiği zaman, Ahıska Türkeri’ne diğer Türk soylulardan ya da Türkçe konuşan topluluklardan daha fazla kolaylık sağlandığı söylenebilir.

Ahıska Türkeri’ne dair verilen bu karar, Türkiye-Rusya ilişkilerinin hangi noktaya evirileceğinin henüz tahmin edilemediği 2017 senesine aittir. Türkiye ve Rusya arasındaki gerilim, özellikle 2017 senesinden itibaren yerini stratejik bir müttefikliğe bırakmıştır. Buradaki temel amaç, Türk-Rus ilişkilerine odaklanmaktan ziyade söz konusu ilişkiler çerçevesinde Ahıska Türkeri’ne dair temel anlaşmazlıkların nasıl çözümlendiğini açıklayabilmektir. Nitekim, Ahıska Türkeri’nin 1944’te Stalin tarafından Sibirya’ya sürülmesi ve bu süreçte yaşanan acılar, Türkiye-Rusya arasında sürekli bir gerginlik unsuru olmuştur. Türkiye, Ahıska Türkeri’ne böyle bir imkân sağlayarak, Rusya ile arasındaki tarihi husumet konularından bir tanesini hafifletmiştir. Önceki yıllarda Ahıska Türkleri için izlenen temel politika,Ahıska Türklerinin Ahıska’ya dönüşünü destelemek üzerine kurulmuştur. Bu nedenle, Ahıska Türklerinin 3537 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanamadığı anlaşılmaktadır.[29]Ahıska Türklerinin kurmuş oldukları sivil toplum örgütlerinin çalışmaları ile günümüzde 5901 sayılı Kanun kapsamında istisnai yoldan vatandaşlığa kabul edildikleri görülmektedir.

Gürcistan’ın Ahıska Türklerinin dönüşüne yönelik bazı sorunlar çıkardığı bilinmektedir. Mesela Gürcistan dönmek isteyen Ahıska Türkeri’nin tüm Gürcistan’a dağılması gerektiğini, önceki yıllardan kalan mallarını talep edemeyeceğini, nüfusa Gürcü veya Hristiyan olarak yazılması gerektiğini ileri sürmektedir. Türkiye ile Gürcistan arasındaki mevcut iyi ekonomik, siyasi ve askeri ilişkiler nedeniyle Türkiye, Ahıska Türkleri konusunda ölçülü bir tutum benimsemekte ve Gürcistan’ı sıkıştırmamayı tercih etmektedir.[30] Bu durum son derece anlaşılabilir bir siyasi tutumdur. Ancak Türk yönetici elitlerinin bu noktadaki temel açmazı, sadece Ahıska Türklerini değil, neredeyse tüm Türk soylu grupları ve Türkçe konuşan toplulukları, değişen ulusal çıkarlar söz konusu olduğunda, masaya sürülecek bir kozmuş gibi değerlendirmesinden kaynaklanmaktadır. Yani günümüzde Türk soyluların, cumhuriyetin ilk yıllarında olduğu gibi kayrılmasından ziyade, kullanılması söz konusudur. Türkiye’nin sabit olmayan dış politikaları düşünüldüğünde, Ahıska Türkeri’ne sağlanan muafiyetin nedenleri daha iyi anlaşılır.Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye’nin Ahıska Türklerine yönelik politikasına ilişkin de “Ahıskalıları unuttuğumuzu kim söyledi size? Ben 2003’ten beri adeta geri dönemedikleri için kendimi Ahıska Türklerine adamış bir siyasetçiyim.”[31] demiş olmasına rağmen Ahıska Türkeri’nin Gürcistan’a yerleşmesinden ziyade Türk vatandaşı olmaları teşvik edilmektedir.

ii) Kırım Türkleri

Göç İşleri Başkanlığı’nın Ağustos 2022’de aldığı bir karar ile birlikte, Kırım Türkeri’ne de yeni bir statü tanınmıştır. Ağustos 2022’den itibaren, Kırım Tatar Türklerine Türkiye’de sekiz yıl kesintisiz ikamet etme şartı aranmaksızın “süresiz kalış hakkı” tanıyan uzun dönem ikamet izni düzenlenmesine ilişkin uygulama yürürlüğe girmiştir.[32]Rusya’nın Kırım’ı ilhak ettiği tarih (2014) göz önüne alındığında, Kırım Tatarları Kırım’daki en kalabalık üçüncü topluluktu. Üstelik 1944’te Stalin tarafından Sibirya’ya ve SSCB’nin diğer bölgelerine sürülen Türklerin Kırım’a dönüşü devam etmekteydi. Rusya, Kırım Türkleri üzerindeki baskılarını sürdürmektedir. Nitekim Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop, 25 Ekim 2022’de katıldığı bir toplantıda, Türkiye’nin, başta Kırım Tatar Millî Meclisi Başkan Yardımcısı Neriman Celal olmak üzere Kırım’da özgürlüklerinden mahrum edilenlerin durumunu da yakından takip ettiğini belirtmiştir.[33] Yani Türkiye, Kırım Türkeri’nin nasıl bir baskıya maruz kaldığını yakından bilmektedir. Ancak Kırım Türkeri’nin Türkiye’ye göç etmesi ve Türk vatandaşı olması, Rusya’nın Kırım’daki emellerini pekiştirmeye yarar. Yani Kırım’daki Türk varlığını korumaktansa tarihi ve kültürel bakımdan Türk dünyasının bir parçası olan bu kadim toprakların Türksüzleştirilmesi tercih edilmiştir.

Haritan-1: 2014 yılı itibariyle Kırım’da yaşayan Türklerin toplam nüfusa oranı.

Kaynak:https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/4/46/Crimean_Tatar_share_2014.png (Erişim Tarihi: 01/01/2023).

iii) Doğu Türkistan Türkleri

Uygur Türkleri söz konusu olduğunda, her ne kadar Türk soylu topluluklar arasında yer alsalar da Türkiye’nin Çin ile kurduğu bağ, Uygur Türklerine vatandaşlık verilmesini zorlaştırmaktadır. Son yirmi yıl içerisinde yaklaşık olarak 6 bin Uygur’a Türk vatandaşlığının verildiği tahmin edilmektedir. [34]Ancak birçok Uygur’un vatandaşlık başvurusu ise “milli güvenlik bakımından engel teşkil edebilecek bir hali bulunması” ve “kamu düzeni bakımından engel teşkil edebilecek bir hali bulunması” gibi nedenlerle reddedilmiştir. 2020’de bazı Uygur dernekleri, Türkiye’de yaşayan ama Türk vatandaşlığı alamayan Uygurlara istisnai vatandaşlık verileceğini duyurdu ve 16 bine yakın Uygur, hükümete yakınlığıyla bilinen derneklerin yaptığı çağrıyla istisnai vatandaşlık için başvurmuştur.[35] Ancak, Türkiye genel itibariyle Uygurların vatandaşlık başvurularını reddetmektedir. Üstelik, Türkiye ve Çin arasında 2021 senesinde imzalanan suçluların iadesine yönelik bir dizi anlaşmalar, Uygurları oldukça düşündürmektedir. Bu konuda tek somut öneri ise İyi Parti’den gelmiştir. İyi Parti Eskişehir Milletvekili Arslan Kabukçuoğlu tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan bir önerge ile Uygurların vatandaşlık kazanmasına yönelik oldukça basit bir prosedür uygulanması teklif edilmiştir.[36]

Türkiye’nin Çin’i protesto eden Uygurların vatandaşlık başvurularını reddettiğine yönelik iddialar bulunmaktadır. Mesela 2019 yılında Türkiye’de protestolar düzenlemeye başlayan ve Çin hükümetine karşı sosyal medyada açıkça eleştiride bulunan AlimcanTurdi’nin yedi yıl süreyle yaşadığı Türkiye’de yaptığı vatandaşlık başvurusu Ekim 2021’de reddedilmiştir.[37]Turdi bu sebeple 2021’den itibaren Hollanda’da yaşamak zorunda kalmıştır. Türkiye’nin Doğu Türkistan Türklerini Çin’e iade etmesi, neredeyse bir devlet politikası haline gelmiştir. FreedomHouse’in bir raporuna göre yurt dışındaki vatandaşlarına en çok müdahale eden ülkeler arasında başı çeken iki ülke bulunmaktadır: Çin ve Türkiye.[38] Çin, özellikle Doğu Türkistan Türklerinin iade edilmesi konusunda pek çok ülkeye baskı kurmaktadır. Bu ülkeler arasında Türkiye de bulunmaktadır. Türkiye’nin Doğu Türkistan Türkleri konusunda takip ettiği politikayı özetlemek için güzide bir atasözünü hatırlamak yerinde olabilir: Türkiye, kısacası “ne şiş yansın ne kebap” demektedir. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarı boyunca Türkiye’nin NATO, AB ve Amerika Birleşik Devletleri’nden (ABD) bağımsız bir yörünge takip etmesi gerektiği sürekli vurgulanmıştır. Peki NATO’nun yerini Rusya ve Çin eksenli bir politikaya bırakması ne kadar doğrudur? Maalesef Türkiye, uzun zamandır uluslararası arenada belirgin hedeflere sahip olmaya bir ülkedir. AKP’nin rüzgârın estiği yöne göre sürekli fikir değiştirmesi, dün ak dediğine bugün kara demesi, çeşitli Türk topluluklarına dair uzun vadeli politikalar geliştirememesi vs. Türkiye’nin özellikle Türk soylu topluluklar nezdindeki güvenilirliğini sarsmaktadır.

Türkiye’nin hem Uygur Türklerini “Türk soylu olarak kabul etmesi” hem de Doğu Türkistan Türkerinin iade edilmesi hususunda Çin ileiş birliğini sürdürebilmek için bambaşka tedbirler alması doğru değildir ve Türkiye’nin itibari zedelenmektedir.Çin yönetimi, Doğu Türkistan’daki zulümden kaçanların yaşadıkları vahşeti anlatmamasına yönelik, özellikle diplomatik açıdan kendisine muhtaç ülkelere, iade baskılarını sürdürmektedir.[39] Açıkçası Türkiye’nin hem iktisadi hem de diplomatik yönden Çin’e bağımlı olmasının yolları AKP döneminde döşenmiştir. Çin, Türkiye’nin ikinci büyük ticaret ortağıdır ve Çin’den yapılan ithalat Türkiye için oldukça önemli bir hale gelmiştir. Türkiye, sadece 2022 yılı içerisinde 397 Uygur Türkü’nü Çin’e iade etmiştir.[40]Bu durumda, Türkiye’nin başvuruda bulunan Doğu Türkistan Türklerine vatandaşlık vermesi veya Türk soylu statüsünü tanıması konusunda ne kadar şeffaf olduğu söylenebilir?Türkiye’de yaşayan Doğu Türkistanlı Türkler tarafından Tamga Türk’e verilen röportajlar[41], durumun Uygurlar açısından ne kadar vahim olduğunu göstermektedir.

Türk milliyetçiliğini tekeline almakla övünen iktidarın küçük ortağı Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP’nin) Doğu Türkistan konusundaki faaliyetleri de AKP’den farklı değildir. Devlet Bahçeli her ne kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki konuşmalarında Doğu Türkistan Türkerine değinse de bu konuda hiçbir somut adım atmamıştır. Bahçeli, Uygur Türklerinin hüznünü iliklerine kadar hissettiğini iddia ederken[42] Doğu Türkistan’da yaşayan Türklerin sorunlarının araştırılmasına dair önerge, AKP ve MHP vekilleri tarafından, henüz geçen Ocak ayında, reddedilmiştir.[43] Sayın Bahçeli’nin Doğu Türkistan Türkleri hakkında inatla ve ısrarlı bir şekilde görmezden geldiği gerçek şudur: Türkiye’de yaşayan tüm Doğu Türkistan Türklerine vatandaşlık verilse dahi Çin’in sistematik şekilde uyguladığı bir soykırım olduğu gerçeğine Türkiye sırtını dönmüştür. Türkiye’nin stratejik çıkarları söz konusu soykırımı kabullenmeyi gerektiriyorsa, o zaman iktidarın ortakları şimdiye kadar bu durumu zımnen kabullenmiş demektir. Bu çalışmanın yazarı, Türkiye’nin Çin’in eylemlerine hiçbir şekilde göz yummaması gerektiğini düşünmektedir. Eğer ki Türkiye Çin’in iktisadi ve siyasi yörüngesine girmediyse, herhangi bir gayrimeşru faaliyetle meşgul olmamış her Doğu Türkistan Türkü’ne de vatandaşlık verilmelidir.

Doğu Türkistan Türkeri’ne yönelik dozu gün geçtikçe artan şiddet, Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun da tepkisini çekmiştir. Gergerlioğlu, 2020’deki bir konuşmasında “…Ziynet Gül Tursun, Türkiye’den Tacikistan’a zorla gönderilen ve şu anda Çin zindanlarında olan bir kadın. Türkiye Göç İdaresi bu konuda hesap vermelidir…” demiştir.[44] MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay’ın bu konudaki tepkisi oldukça ironiktir “…Türkiye Cumhuriyeti elinden gelen gayreti de göstermektedir. Ne yapacağız? Çin’e savaş mı açacağız? Yani, bu istismardan başka bir amaç taşımamaktadır. …”[45] Türkiye’nin atması gereken ilk adım Doğu Türkistan Türkerine sahip çıkmak ve Uygur Diasporasını her alanda desteklemektir. Türkiye’de yaşayan binlerce Uygur, sayılarının yaklaşık olarak elli bin olduğu tahmin edilmektedir, Türkiye’den hala vatandaşlık beklemektedir. Doğu Türkistan İnsan Hakları İzleme Derneği Genel Sekreteri Abdulehad Udun şu ana kadar 4-5 bin kadar Türk’ün vatandaşlık için çağrıldığı bilgisine yer vermiştir.[46] Ancak Türkiye’nin bu süreçte, Doğu Türkistan Türkerini Çin’e iade etmeye devam etmesi, TBMM’de özellikle iktidar bloğunun oylarıyla reddedilen önergeler, Doğu Türkistan’daki soykırımın görmezden gelinmesi vs. ile Doğu Türkistan Türkerine Türkiye tarafından tanınan tüm imtiyazları anlamsız hale getirmektedir.

V. Sonuç

Türkiye’nin, an itibariyle, belirgin bir göç politikası olmadığı gibi, Türk soylu topluluklara yönelik uygulamalarında da bir tutarlılık görülmemektedir. Her ne kadar Türkiye’nin yönetici elitleri dünyanın çeşitli bölgelerinden Türkiye’ye sığınmak zorunda kalan Türk soyluların ya da Türkçe konuşan toplulukların korunmasıyla övünüyor olsa da iddialar ve yaşananlar aslında tam aksini göstermektedir. Türkiye, özellikle 2000’li yıllara değin, Rumeli’deki Türklerin göç etmesini destekleyen ve teşvik eden tutarlı bir politika takip etmiştir. Ancak AKP iktidarı ile birlikte Türk soylu toplulukların tamamı, politik bir manipülasyon aracı olarak değerlendirilmeye başlanmıştır. Türkiye’nin çok net çizgilerle sınırlarını belirlediği yeni bir politika çerçevesi oluşturması şarttır. Anayurtları Ahıska ve Doğu Türkistan olan Türklerin haklarını koruyabilecek yeni bir siyasi çizginin şekillenmesi gerekmektedir. Çin, Rusya ve Gürcistan ile Türkiye arasındaki dengeler gözetilerek Türkiye’ye yerleşen ve Türk soylu olduğu tespit edilen bireylerin istisnai vatandaşlık başvuruları hızlandırılmalıdır. Özellikle başvuruları son derece yavaş bir şekilde incelenen Doğu Türkistan Türklerine özen gösterilmesi gerektiği düşünülmektedir. Uygur Türklerinin Türkiye tarafından kucaklanması, Türk dünyası açısından oldukça anlamlı bir tutum olacaktır.

İdari işlemler neticesinde Türk soylu olarak tanımlanmış toplumsal gruplara dair kanun hükümleri çeşitli sebeplerle uygulanmamaktadır. Bu yazı serisinin ikinci bölümünde, Türkiye’nin özellikle Irak ve Suriye’de değiştirilen demografik yapı karşısında sessiz kalmasıve bu durumu aslında zımnen kabullenmesi üzerine bir değerlendirme yapılacaktır. Eğer Türkiye, Irak ve Suriye üzerindeki yüz yıllık nüfuz iddiasından vazgeçtiyse, uzun dönemli stratejik hedefler değişmiş olabilir, bunu açık bir şekilde kabullenmek daha yerindedir. Türkiye’ye yerleşmek isteyen Suriye ve Irak Türkmenleri de bu bağlamda değerlendirilmeli ve Türkiye’ye yerleşme sürecini kolaylaştıracak adımlar atılmalıdır. Ayrıca yazı serisinin ikinci bölümünde Irak Türkmenlerinin ve Suriyelilerin farklı hukuki statülerine değinilecek ve özellikle Iraklı Türkmenlere neden “Türk soylu” statüsünün verilmesi gerektiği ele alınacaktır.


KAYNAKÇA:

5543 sayılı İskân Kanunu, 26/09/2006 tarih ve 26301 sayılı Resmi Gazete, https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2006/09/20060926-1.htm.

Ahmetcan Uzlaşık, “Uygurlar vatandaşlık istiyor”, 9. Köy, 19 Şubat 2023, https://9koy.org/uygurlar-vatandaslik-istiyor.html (Erişim Tarihi: 17/04/2023).

Berrak Çeçen, Bulgaristan’dan Türkiye’ye Gelen Düzensiz Göçmenlerin Yasallaşma Süreçlerinde Göçmen Derneklerinin Rolü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Bölümü, İstanbul, 2016.

Bülent Erdil, Göç ve Mülteci Hareketlerinin Türkiye’nin Göç Politikalarına Etkileri, Bilge Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, 2020, C. 4, S. 2, s. 71-86.

Can Hasasu, “Şii ve Sünni Türkmenler tek liste”, Aljazeera Türk, 22 Nisan 2014, https://www.aljazeera.com.tr/al-jazeera-ozel/sii-ve-sunni-turkmenler-tek-liste.

Dilara Karagül, Türk Soylu Yabancıların Hukuki Rejimi, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul, 2021.

Duygu Şerife Yıldırım, Suriye’den Türkiye’ye Göç Etmiş Türkmenler Üzerine Bir Araştırma, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Türkiyat Araştırmaları Anabilim, Ankara, 2017.

Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB), “Ahıska Türkleri İçin İstisnai Vatandaşlık Müracaatları Başladı”, 11 Eylül 2017, https://www.datub.eu/ahiska-turkleri-icin-istisnai-vatandaslik-muracaatlari-basladi-169.

Euronews, “Türkiye, Çin’i protesto eden Uygur Türklerinin vatandaşlık başvurularını reddediyor’ iddiası”, 03 Mart 2022, https://tr.euronews.com/2022/03/02/turkiye-cin-i-protesto-eden-uygur-turklerinin-vatandasl-k-basvurular-n-reddediyor-iddias.

Halim Çavuşoğlu, ““Yugoslavya-Makedonya” Topraklarından Türkiye’ye Göçler ve Nedenleri”, Bilig, 2007, S. 41, s. 123-154.

Hürriyet, “Meclis Başkanı Şentop, Kırım Platformu Birinci Parlamenter Zirvesi’nde konuştu”, 25 Ekim 2022, https://www.hurriyet.com.tr/gundem/meclis-baskani-sentop-kirim-platformu-birinci-parlamenter-zirvesinde-konustu-42159134.

Independent Türkçe, “Uygur Türklerine yapılan baskıların araştırılması için verilen teklif Cumhur İttifakı oylarıyla reddedildi, TBMM’de tansiyon yükseldi: Çin’e savaş mı açalım? FETÖ projesi, ABD maşası”, 11 Temmuz 2020, https://www.indyturk.com/node/210066/siyaset/uygur-t%C3%BCrklerine-yap%C4%B1lan-bask%C4%B1lar%C4%B1n-ara%C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1-i%C3%A7in-verilen-teklif-cumhur (Erişim Tarihi: 17/04/2023).

İskân Kanunu, https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.5543.pdf.

Kalkınma Bakanlığı, On Birinci Kalkınma Planı (2019-2023), Dış Göç Politikası: Özel İhtisas Komisyonu Raporu, Ankara, 2018, https://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2020/04/DisGocPolitikas%C4%B1OzelIhtisasKomisyonuRaporu.pdf.

Kırım Haber Ajansı, “Türkiye’deki Doğu Türkistanlıların vatandaşlık mücadelesi: Başvurular neden reddediliyor?”, 10 Şubat 2022, https://www.qha.com.tr/turkce/turkiye-deki-dogu-turkistanlilarin-vatandaslik-mucadelesi-basvurular-neden-reddediliyor-373292.

Mustafa Hatipler, “Cumhuriyet Dönemi Balkan Göçlerinin Sosyal Politikalar ile İlişkileri”, Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 2018, C. 20, S. 2, s. 423-445,https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/606473.

Nazlı Yüzbaşıoğlu, “Türkiye’nin 2021 diplomasi ajandasının ana başlığı ‘Girişimci ve İnsani Dış Politika”, Anadolu Ajansı, 28 Kasım 2020, https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/turkiyenin-2021-diplomasi-ajandasinin-ana-basligi-girisimci-ve-insani-dis-politika/2058724.

Nevzat Özkan, Kayseri’deki Uygur Türkleri Diasporası, Diyalektoloji, 2014, S. 9, s. 1-12.

Oda TV, “Suriye’deki Türkmenlerin Türkiye’ye isyanı”, 4 Temmuz 2014, https://www.odatv4.com/analiz/suriyedeki-turkmenlerin-turkiyeye-isyani-0407141200-61263.

Onur Can Saatçioğlu, “Türk Soylu Yabancıların Çalışma Haklarına İlişkin Ayrıcalıklı Sisteme Yeniden Bakış: Amaç ve Konu Yönünden Değişim Sorunu”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2021, C. 70, S. 4, s. 1083-1130.

SalimyaGaniyeva, “Türk Soylu Yabancıların Türkiye’de Çalışma Hakkı ve Uygulamada Karşılaştıkları Sorunlar”, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, Kasım-Aralık 2018, Sayı 139, s. 257-285.

Sefa Şahin, “Türkiye, Kırım Tatar Türklerine Süresiz Oturum İzni Vermeye Başladı”, Anadolu Ajansı, 11 Ağustos 2022, https://www.aa.com.tr/tr/gundem/turkiye-kirim-tatar-turklerine-suresiz-ikamet-izni-vermeye-basladi/2658802.

Sevilay Sonay Polat, Türkiye’nin Yeni Göç Yönetiminin Uyum Politikaları Bağlamında Değerlendirilmesi, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sakarya, 2020.

Sözcü, “AKP ve MHP bu kez de ‘Uygur Türkleri’ için gelen öneriye ‘hayır’ dedi”, 19 Ocak 2023, https://www.sozcu.com.tr/2023/gundem/akp-ve-mhp-bu-kez-de-uygur-turkleri-icin-gelen-oneriye-hayir-dedi-7562390/ (Erişim Tarihi: 17/04/2023).

Star, ”Yok etme politikasına sürdürürlerse Türkiye’nin kapısını çalmaya devam edeceğiz”, 9 Aralık 2022, https://www.star.com.tr/politika/yok-etme-politikasina-surdururlerse-turkiyenin-kapisini-calmaya-devam-edecegiz-haber-1753793/.

Suat Özçelebi, Bulgaristan’daki Türk Azınlığı Açısından Türk-Bulgar İlişkileri ve Göç Sorunu, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 1991, İstanbul.

Şevval Beste Gökçelik, “Ahıska Türkleri Meselesi Bağlamında Gürcistan-Türkiye İlişkileri”, Avrasya İncelemeleri Merkezi, 28 Aralık 2020, 2020/58, https://avim.org.tr/tr/Yorum/AHISKA-TURKLERI-MESELESI-BAGLAMINDA-GURCISTAN-TURKIYE-ILISKILERI#_ftn10.

Şeyma Sağdıç, “Türk Soylu Yabancıların Çalıştırılabilmelerine İlişkin Kanun’un Eleştirisi: Yabancı Mı Yurttaş Mı?”, Ankara Barosu Dergisi, 2020, C. 78, S. 2, s. 78-99.

Tamga Türk, “Erdoğan’a Oy Vermemek İçin 66 Sebep: 19-Uygur Türklerinin Soykırımcı ÇKP’ye İade Edilmesi,” 27 Mart 2023, https://www.tamgaturk.com/erdogan-a-oy-vermemek-icin-66-sebep-19-uygur-turklerinin-soykirimci-ckp-ye-iade-edilmesi/60135/ (Erişim Tarihi: 16/04/2023).

Tamga Türk, “Freedom House Raporu: Türkiye Yurt Dışındaki Vatandaşlarını En Çok Hedef Alan 2. Ülke”, 07 Nisan 2023, https://www.tamgaturk.com/freedom-house-raporu-turkiye-yurt-disindaki-vatandaslarini-en-cok-hedef-alan-2-ulke/60579/ (ErişimTarihi: 16/04/2023).

Tamga Türk, “Türkiye’de Uygur Öğrenciler 1. Bölüm”, https://www.youtube.com/watch?v=YPp2rWT-sPA (Erişim Tarihi: 17/04/2023).

Turkish News,” Türkiye’de Yaşayan Uygur Türklerinin Vatandaşlık Başvuruları Reddediliyor”, https://www.turkishnews.com/tr/content/2022/02/13/turkiyede-yasayan-uygur-turklerinin-vatandaslik-basvurulari-reddediliyor/.

Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6458.pdf.

Zeynep Korkmaz&Ozan Önel, Uluslararası Hukukun Kapsamına Giren Bazı Kavramlar: Mülteci mi Muhacir mi? PİTGEM, 20 Ekim 2022, https://pitgem.org/2022/10/uluslararasi-hukukun-kapsamina-giren-bazi-kavramlar-multeci-mi-muhacir-mi/.

 

DİPNOTLAR:

[1] Zeynep Korkmaz&OzanÖnel, UluslararasıHukukunKapsamınaGirenBazıKavramlar: Mülteci mi Muhacir mi?, PİTGEM, 20 Ekim 2022, https://pitgem.org/2022/10/uluslararasi-hukukun-kapsamina-giren-bazi-kavramlar-multeci-mi-muhacir-mi/ (ErişimTarihi: 25/12/2022).

[2] Zeynep Korkmaz&Ozan Önel, Uluslararası Hukukun Kapsamına Giren Bazı Kavramlar: Mülteci mi Muhacir mi? PİTGEM, 20 Ekim 2022, https://pitgem.org/2022/10/uluslararasi-hukukun-kapsamina-giren-bazi-kavramlar-multeci-mi-muhacir-mi/ (Erişim Tarihi: 25/12/2022).

[3] Duygu Şerife Yıldırım, Suriye’den Türkiye’ye Göç Etmiş Türkmenler Üzerine Bir Araştırma, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Türkiyat Araştırmaları Anabilim, Ankara, 2017, s. 39.

[4] Duygu Şerife Yıldırım, Suriye’den Türkiye’ye Göç Etmiş Türkmenler Üzerine Bir Araştırma, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Türkiyat Araştırmaları Anabilim, Ankara, 2017, s. 41.

[5] Halim Çavuşoğlu, ““Yugoslavya-Makedonya” Topraklarından Türkiye’ye Göçler ve Nedenleri”, Bilig, 2007, S. 41, s. 133.

[6] Mustafa Hatipler, “Cumhuriyet Dönemi Balkan Göçlerinin Sosyal Politikalar ile İlişkileri”, Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 2018, C. 20, S. 2, s. 428, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/606473.

[7] Mustafa Hatipler, “Cumhuriyet Dönemi Balkan Göçlerinin Sosyal Politikalar ile İlişkileri”, Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 2018, C. 20, S. 2, s. 428, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/606473.

[8] Duygu Şerife Yıldırım, Suriye’den Türkiye’ye Göç Etmiş Türkmenler Üzerine Bir Araştırma, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Türkiyat Araştırmaları Anabilim, Ankara, 2017, s. 41.

[9] Suat Özçelebi, Bulgaristan’daki Türk Azınlığı Açısından Türk-Bulgar İlişkileri ve Göç Sorunu, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 1991, İstanbul, s. 57.

[10] Onur Can Saatçioğlu, “Türk Soylu Yabancıların Çalışma Haklarına İlişkin Ayrıcalıklı Sisteme Yeniden Bakış: Amaç ve Konu Yönünden Değişim Sorunu”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2021, C. 70, S. 4, s. 1085.

[11] Berrak Çeçen, Bulgaristan’dan Türkiye’ye Gelen Düzensiz Göçmenlerin Yasallaşma Süreçlerinde Göçmen Derneklerinin Rolü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Bölümü, İstanbul, 2016, s. 36.

[12]Nevzat Özkan, Kayseri’deki Uygur Türkleri Diasporası, Diyalektoloji, 2014, S. 9, s. 5.

[13] İskân Kanunu, https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.5543.pdf (Erişim Tarihi: 24/12/2022).

[14] Bülent Erdil, Göç ve Mülteci Hareketlerinin Türkiye’nin Göç Politikalarına Etkileri, Bilge Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, 2020, C. 4, S. 2, s. 76.

[15] Kalkınma Bakanlığı, On Birinci Kalkınma Planı (2019-2023), Dış Göç Politikası: Özel İhtisas Komisyonu Raporu, Ankara, 2018, https://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2020/04/DisGocPolitikas%C4%B1OzelIhtisasKomisyonuRaporu.pdf (Erişim Tarihi: 25/12/2022).

[16] Bülent Erdil, Göç ve Mülteci Hareketlerinin Türkiye’nin Göç Politikalarına Etkileri, Bilge Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, 2020, C. 4, S. 2, s. 76.

[17]SalimyaGaniyeva, “Türk Soylu Yabancıların Türkiye’de Çalışma Hakkı ve Uygulamada Karşılaştıkları Sorunlar”, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, Kasım-Aralık 2018, Sayı 139, s. 267.

[18] Dilara Karagül, Türk Soylu Yabancıların Hukuki Rejimi, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul, 2021, s. 100.

[19] Sevilay Sonay Polat, Türkiye’nin Yeni Göç Yönetiminin Uyum Politikaları Bağlamında Değerlendirilmesi, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sakarya, 2020, s. 36.

[20] Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6458.pdf (Erişim Tarihi: 25/12/2022).

[21] Sevilay Sonay Polat, Türkiye’nin Yeni Göç Yönetiminin Uyum Politikaları Bağlamında Değerlendirilmesi, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sakarya, 2020, s. 36.

[22] Şeyma Sağdıç, “Türk Soylu Yabancıların Çalıştırılabilmelerine İlişkin Kanun’un Eleştirisi: Yabancı Mı Yurttaş Mı?”, Ankara Barosu Dergisi, 2020, C. 78, S. 2, s. 82.

[23] 5543 sayılı İskân Kanunu, 26/09/2006 tarih ve 26301 sayılı Resmî Gazete, https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2006/09/20060926-1.htm (Erişim Tarihi: 01/01/2023).

[24] Dilara Karagül, Türk Soylu Yabancıların Hukuki Rejimi, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul, 2021, s. 28.

[25] Dilara Karagül, Türk Soylu Yabancıların Hukuki Rejimi, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul, 2021, s. 34-35.

[26] Sevilay Sonay Polat, Türkiye’nin Yeni Göç Yönetiminin Uyum Politikaları Bağlamında Değerlendirilmesi, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sakarya, 2020, s. 36.

[27] Sevilay Sonay Polat, Türkiye’nin Yeni Göç Yönetiminin Uyum Politikaları Bağlamında Değerlendirilmesi, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Sakarya, 2020, s. 36.

[28] Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB), “Ahıska Türkleri İçin İstisnai Vatandaşlık Müracaatları Başladı”, 11 Eylül 2017, https://www.datub.eu/ahiska-turkleri-icin-istisnai-vatandaslik-muracaatlari-basladi-169 (Erişim Tarihi: 01/01/2023).

[29]Dilara Karagül, Türk Soylu Yabancıların Hukuki Rejimi, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul, 2021, s. 159.

[30]Şevval Beste Gökçelik, “Ahıska Türkleri Meselesi Bağlamında Gürcistan-Türkiye İlişkileri”, Avrasya İncelemeleri Merkezi, 28 Aralık 2020, 2020/58, https://avim.org.tr/tr/Yorum/AHISKA-TURKLERI-MESELESI-BAGLAMINDA-GURCISTAN-TURKIYE-ILISKILERI#_ftn10 (Erişim Tarihi: 01/01/2023).

[31]Nazlı Yüzbaşıoğlu, “Türkiye’nin 2021 diplomasi ajandasının ana başlığı ‘Girişimci ve İnsani Dış Politika”, Anadolu Ajansı, 28 Kasım 2020, https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/turkiyenin-2021-diplomasi-ajandasinin-ana-basligi-girisimci-ve-insani-dis-politika/2058724 (Erişim Tarihi: 01/01/2023).

[32] Sefa Şahin, “Türkiye, Kırım Tatar Türklerine Süresiz Oturum İzni Vermeye Başladı”, Anadolu Ajansı, 11 Ağustos 2022, https://www.aa.com.tr/tr/gundem/turkiye-kirim-tatar-turklerine-suresiz-ikamet-izni-vermeye-basladi/2658802 (Erişim Tarihi: 25/12/2022).

[33] Hürriyet, “Meclis Başkanı Şentop, Kırım Platformu Birinci Parlamenter Zirvesi’nde konuştu”, 25 Ekim 2022, https://www.hurriyet.com.tr/gundem/meclis-baskani-sentop-kirim-platformu-birinci-parlamenter-zirvesinde-konustu-42159134 (Erişim Tarihi: 01/01/2023).

[34]Turkish News,” Türkiye’de Yaşayan Uygur Türklerinin Vatandaşlık Başvuruları Reddediliyor”, https://www.turkishnews.com/tr/content/2022/02/13/turkiyede-yasayan-uygur-turklerinin-vatandaslik-basvurulari-reddediliyor (Erişim Tarihi: 01/01/2023).

[35] Kırım Haber Ajansı, “Türkiye’deki Doğu Türkistanlıların vatandaşlık mücadelesi: Başvurular neden reddediliyor?”, 10 Şubat 2022, https://www.qha.com.tr/turkce/turkiye-deki-dogu-turkistanlilarin-vatandaslik-mucadelesi-basvurular-neden-reddediliyor-373292 (Erişim Tarihi: 01/01/2023).

[36] https://iyiparti.org.tr/uygur-turkleri-ile-ilgili-turk-vatandasligi-kanununda-degisiklik-yapilsin (ErişimTarihi: 01/01/2023)

[37]Euronews, “Türkiye, Çin’i protesto eden Uygur Türklerinin vatandaşlık başvurularını reddediyor’ iddiası”, 03 Mart 2022, https://tr.euronews.com/2022/03/02/turkiye-cin-i-protesto-eden-uygur-turklerinin-vatandasl-k-basvurular-n-reddediyor-iddias (Erişim Tarihi: 01/01/2023).

[38]Tamga Türk, “Freedom House Raporu: Türkiye Yurt Dışındaki Vatandaşlarını En Çok Hedef Alan 2. Ülke”, 07 Nisan 2023, https://www.tamgaturk.com/freedom-house-raporu-turkiye-yurt-disindaki-vatandaslarini-en-cok-hedef-alan-2-ulke/60579/ (ErişimTarihi: 16/04/2023).

[39]Tamga Türk, “Erdoğan’a Oy Vermemek İçin 66 Sebep: 19-Uygur Türklerinin Soykırımcı ÇKP’ye İade Edilmesi,” 27 Mart 2023, https://www.tamgaturk.com/erdogan-a-oy-vermemek-icin-66-sebep-19-uygur-turklerinin-soykirimci-ckp-ye-iade-edilmesi/60135/ (Erişim Tarihi: 16/04/2023).

[40]Tamga Türk, “Erdoğan’a Oy Vermemek İçin 66 Sebep: 19-Uygur Türklerinin Soykırımcı ÇKP’ye İade Edilmesi,” 27 Mart 2023, https://www.tamgaturk.com/erdogan-a-oy-vermemek-icin-66-sebep-19-uygur-turklerinin-soykirimci-ckp-ye-iade-edilmesi/60135/ (Erişim Tarihi: 16/04/2023).

[41]Tamga Türk, “Türkiye’de Uygur Öğrenciler 1. Bölüm”, https://www.youtube.com/watch?v=YPp2rWT-sPA (ErişimTarihi: 17/04/2023).

[42]https://twitter.com/MHP_Bilgi/status/1376841110631374853?ref_src=twsrc%5Etfw%7Ctwcamp%5Etweetembed%7Ctwterm%5E1377168129265074180%7Ctwgr%5E49c1f29c78e6fa143d94068d5163d1db2cbcef02%7Ctwcon%5Es3_&ref_url=https%3A%2F%2Fwww.mepanews.com%2Fuygurlardan-mhpye-tepki-bizim-icin-ne-yaptiniz-43511h.htm

https://twitter.com/MHP_Bilgi/status/1376841110631374853?ref_src=twsrc%5Etfw%7Ctwcamp%5Etweetembed%7Ctwterm%5E1377168129265074180%7Ctwgr%5E49c1f29c78e6fa143d94068d5163d1db2cbcef02%7Ctwcon%5Es3_&ref_url=https%3A%2F%2Fwww.mepanews.com%2Fuygurlardan-mhpye-tepki-bizim-icin-ne-yaptiniz-43511h.htm (ErişimTarihi: 17/04/2023).

[43]Sözcü, “AKP ve MHP bukez de ‘Uygur Türkleri’ içingelenöneriye ‘hayır’ dedi”, 19 Ocak 2023, https://www.sozcu.com.tr/2023/gundem/akp-ve-mhp-bu-kez-de-uygur-turkleri-icin-gelen-oneriye-hayir-dedi-7562390/ (ErişimTarihi: 17/04/2023).

[44]Independent Türkçe, “Uygur Türklerine yapılan baskıların araştırılması için verilen teklif Cumhur İttifakı oylarıyla reddedildi, TBMM’de tansiyon yükseldi: Çin’e savaş mı açalım? FETÖ projesi, ABD maşası”, 11 Temmuz 2020, https://www.indyturk.com/node/210066/siyaset/uygur-t%C3%BCrklerine-yap%C4%B1lan-bask%C4%B1lar%C4%B1n-ara%C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1-i%C3%A7in-verilen-teklif-cumhur (Erişim Tarihi: 17/04/2023).

[45]Independent Türkçe, “Uygur Türklerine yapılan baskıların araştırılması için verilen teklif Cumhur İttifakı oylarıyla reddedildi, TBMM’de tansiyon yükseldi: Çin’e savaş mı açalım? FETÖ projesi, ABD maşası”, 11 Temmuz 2020, https://www.indyturk.com/node/210066/siyaset/uygur-t%C3%BCrklerine-yap%C4%B1lan-bask%C4%B1lar%C4%B1n-ara%C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1-i%C3%A7in-verilen-teklif-cumhur (Erişim Tarihi: 17/04/2023).

[46]Ahmetcan Uzlaşık, “Uygurlar vatandaşlık istiyor”, 9. Köy, 19 Şubat 2023, https://9koy.org/uygurlar-vatandaslik-istiyor.html (Erişim Tarihi: 17/04/2023).

Bültenimize Abone Olun

En son haberler ve özel duyurulardan haberdar olmak için abone olun