Bültenimize Abone Olun

En son haberler ve özel duyurulardan haberdar olmak için abone olun

Tarih:

Okur Mektubu 4: Depremden Altı Ay Sonra Bir Antakyalının Hisleri: Hatay Belediye Başkanı ve CHP’nin Tutumu – Aliye Doğan

Diğer Başlıklar

Follow Us on Social Media

ÖZET

Politika, İnovasyon, Tasarım ve Gelişim Merkezi’ne (PİTGEM) gönderilen bu yazının özeti bulunmamaktadır. Daha önce yayınladığımız “Okur Mektubu 1-2-3…” başlıklı seri haline gelen yazıların özet kısmında belirttiğimiz gibi PİTGEM, kamu politikalarına dair okuyuculardan gelen mektuplara, kısa görüş yazılarına yer vermektedir. Bu tip yazılar ve okuyucudan gelen mektuplar, “Okur Mektubu” kategorisinde yayınlanmaktadır. 6 Şubat 2023’te meydana gelen deprem felaketinin mağdurlarında bir depremzedenin yazdığı mektup, “Okur Mektubu 1: Biz Ölürken Siz Orada Yoktunuz!,” “Okur Mektubu 2: Ölümden Sonra Dirilmek” “Okur Mektubu 3: Geleceğe Dair Bir Umut Var mı?” başlıkları ile yayınlanmıştı. Bu mektup da Antakya, Hatay’da deprem felaketini yaşayan bir yurttaşın depremden altı sonra yaşadığı hisleri, gördüğü yanlışlara dair feryadı, duygu ve düşüncelerini içermektedir. Bu mektupta okur, depremin yaşandığı süreçte iktidarda olan hükümet kadar, belki de daha fazla ana muhalefet partisinin belediye başkanını, onun deprem öncesi ve sonrası yaptıkları ve yapmadıklarını ve ana muhalefet partisinin tutumuna dair ciddi eleştiriler yöneltmektedir.   

PİTGEM okuru, bize bu yazıyı bir mektup şeklinde göndermiş, devlet yönetimi ve kamu politikaları konusunda takip ettiği bir düşünce kuruluşu olarak, bizden ‘kendi gördüğü ve göremediği devlet yönetimini’ de yayınlamamızı, sesine ses olmamızı istemiştir. Bir ağıt gibi okuduğumuz bu yazıyı, acıları paylaşmak, en azından bu deprem felaketinden ders alınmasına bir parça vesile olmak ve yanlış yönetim anlayışlarından dönülüp daha doğru ve iyi bir yönetim anlayışının tüm siyasilere hâkim olması temennisi ile yayınlıyoruz.

Okur Mektubu 4: Depremden Altı Ay Sonra Bir Antakyalının Hisleri: Hatay Belediye Başkanı ve CHP’nin Tutumu

Bir Antakyalı olarak günlerdir ve hatta aylardır düşünüyorum. Kentimiz yıkılmışken, tanıdığımız ve tanımadığımız on binlerce hemşerimiz Türkiye’nin dört bir yanına dağılmışken, birçok akrabam 40 dereceyi bulan sıcaklarda çadıra yaşarken Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı nasıl olur da bu kadar saçmalayabilir? Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) nasıl olur da Lütfü Savaş hakkında bu kadar sessiz kalabilir? Son birkaç ayda Hatay’da neler yaşandığını anlatamazsam boğulacakmışım gibi hissediyorum. Zaten devlete, kamu kurumlarına ve iktidar partisine her gün sitem etmekten bitap düştük. Depremin üzerinden beş ay geçmiş ve hala kocaman bir kentte su bulunmuyor. Bir Allah’ın kulu kendisini çadırda yaşayan bir depremzedenin yerine koymuyor, neler yaşıyor olabilir diye kendisine sormuyor. Ama ben bugün başta Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı olmak üzere diğer tüm mercilere ne kadar sinirli olduğumu anlatabilmek için bu okuyucu mektubunu kaleme alıyorum.

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı, zaten uzun süredir Hataylıların tepkisini çeken bir yerel idareydi. Depremden önce yaşananlara dair konuşmak doğru olmaz. Elbette 6 Şubat Depremleri esnasında Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı da oldukça hasar gördü. Belediyede çalışan personelin kendisi veya yakınları hayatlarını kaybetti. Belediyenin temel hizmetleri götürebileceği Defne, Antakya, Arsuz veya İskenderun gibi ilçelerden de geriye bir şey kalmadı. Belediyenin doğal olarak maddi gücünün de oldukça zayıfladığını farkındayım. Ancak Hatay’da devam eden su sıkıntısı beni ve yakınlarımı artık çileden çıkardı. Biz nereye gideceğiz? Valiliğe diyoruz kimse sesimizi duymuyor. Sosyal medya aracılığıyla bu durumu aylardır duyurmaya çalışıyoruz. Bu sefer “Hatay’da su yok” diyenlere karşı, Mart ayının başında, Valilikten şöyle bir açıklama gelmişti:

İçme suyu olarak damacana ve şişe su kullanılması gerekmektedir. AFAD tarafından bölgeye içme suyu sevkiyatı sürekli olarak yapılmakta olup, yeterli su stokumuz mevcuttur. Sosyal medyada bu konuda kara propaganda yapanlar hakkında gerekli cezai işlemler yapılmaktadır.”[1]

Sayın Valim çok özür dilerim ama ben kara propaganda yapamayacak kadar yoruldum. Hatay’da gerçekten de içme suyu yok ve biz kavurucu güneşin altında saatler boyunca beklemekten çok yorulduk. XXI. Yüzyılda vatandaşınız size ve belediyeye su bulabilmek için yalvarıyor. Güya Türkiye Yüzyılı başlamıştı. Ama Türkiye Yüzyılı’nda yüz binlerce insan büyük bir şehirde yaşayabilmek ve su bulabilmek için tek bir merciye bile ulaşamıyor.

Fotoğraf-1: Lütfü Savaş (Kaynak: https://www.diken.com.tr/lutfu-savas-belediyenin-sucu-varsa-yargilayin/ (Erişim Tarihi: 23/07/2023)

Fotoğraf-1: Lütfü Savaş 

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı da nasıl işlerle ilgileniyor anlayamıyorum. Daha geçenlerde Hatay Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’ne (HATSU) bağlı Defne şubesini basan halk, tepkilerini dile getirdi. İnsaf edin, insanlar çok basit bir şekilde su istiyor. Peki Lütfü Savaş ne yapıyor? Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin kaynakları ile anlam veremediğimiz işler yapılıyor. Aynı durum Defne ve Samandağ belediyeleri için de geçerli. Zaten Lütfü Savaş halk arasında sevilen bir insan değildi. Yıllar önce HATSU Şirketi’nin Yönetim Kurulu Başkanlığı’na kendi kardeşini atamakla aslında nasıl bir insan olduğuna dair ipucu vermişti. Lütfü Savaş, kardeşine “liyakat” gereği görev verdiğini vurgulamıştı.[2] Ben Sn. Savaş’a sormak istiyorum: Liyakat gereği HATSU’nun başına getirdiğiniz kardeşiniz biz Antakyalılara su ulaştırabilmek adına ne yaptı? Depremden sonraki faaliyetlerini belgeleyebilir misiniz? HATSU, şimdiye kadar kentteki su sorununu çözemediyse ortada liyakatten bahsetmek ne kadar doğru olur? Siz eğer HATSU’da yer alan kadroları bu şekilde doldurduysanız, bu beceriksizliğin ardındaki asıl sorumlu zaten sizsiniz. Neden hala istifa etmiyorsunuz? Üstelik bulabildiğiniz her televizyon kanalında veya röportaj verdiğiniz her gazete aynı kelimeler ağzınızdan dökülüyor. 500 bin Antakyalının kenti terk ettiğini belirtip Hatay’ın demografik yapısının değiştiğini iddia ediyorsunuz.[3] Su olmadan insanlar kente nasıl dönsünler? Temel ihtiyaçlarımızı karşılayabilecek hale gelirsek neden Antakyamızı bırakalım? Siz bizimle alay mı ediyorsunuz?

Uzun yıllardır Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yapıyorsunuz. İmar izni verilen binalarda sizin ve belediye çalışanlarının hiç mi sorumluluğu yok?  Özellikle depremden sonra kamu görevlilerin üzerine geçirdiği dokunulmazlık zırhından siz de istifade ettiniz. Yıllar boyunca insanlar sizin yol yapmanızı beklediler. Deprem anında tüm yollar çöktü. Kentten ne çıkabildik ne de kente girebildi insanlar. Elbette Karayolları Genel Müdürlüğü’nün yaptığı yollar da var. Ancak ben de Mehmet Ali Gümüş gibi düşünüyorum. O size nasıl hitap etmişti hatırlıyor musunuz? “…Yakınlarına ihale dağıtmaktan şehre bir yol bile yapmadın. Derhal istifa et. Expo saçmalığına milyarlarca dolar harcayacağına şehri baştan sona depreme dayanaklı hale getirebilirdin. Yapmadın çünkü yakınlarına rant çıkmazdı ordan. Hesap vereceksin…”[4] derken son derece haklıydı. Belki kamuoyunun dikkatini çok çekmemiş olabilir. Ama biz enkaz altındaki yakınlarımızın cansız bedenlerini çıkarmaya çalışırken Lütfü Savaş ağabeyine ait bir çantanın alınabilmesi için itfaiye erlerini başka bir apartmana yönlendiriyordu.[5] O çantada, kentteki insanların ihtiyaçlarından daha önemli ne olabilir?

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Defne Belediye Başkanlığı ve Samandağ Belediye Başkanlığı, depremden beri hiçbir faaliyette bulunmayan, ellerinde kalan azıcık kaynağı saçma sapan işlere harcamaktan çekinmeyen belediyeler. Söz konusu belediyelerin günümüzdeki başkanları eğer yerel seçimlerde CHP tarafından aday gösterilecek olursa, asla oy vermeye gitmeyeceğim. Hiçbir sorumluluk almayan, depremden önceki tüm idari süreçlerdeki kendi imzalarını görmezden gelen, depremden sonra (Ellerindeki imkanların kısıtlı olduğunu kabul ediyorum) imkânlarını doğru dürüst halkın ihtiyaçlarına kanalize edemeyen belediye başkanlarına neden oy vereyim? Hayatım boyunca CHP’nin belediye başkanları adayları haricinde hiç kimseye oy vermedim Hatay’da. Kendisinin başkanlığına oy vermek için  Türkiye’nin dört bir yanından kente gelen Hataylılar, artık Lütfü Savaş’ın bir daha aday gösterilmesini istemiyor. Benim çoğu akrabam, söz konusu başkanlar aday gösterilirse oy vermek için kente dönmeyeceklerini veya ikametgahlarını aldırmayacaklarını ifade etti. Ben Antakya’da yaşamaya devam eden biri olarak asla Lütfü Savaş’a bir daha vermem. Hakkındaki tüm iddialara ve gerçeklere rağmen eğer Lütfü Savaş bir daha aday gösterilirse, Kemal Kılıçdaroğlu halkı enayi yerine koymaya alışmış demektir. Nitekim seçimlerden hemen sonra gösterdiği tavır da farklı değildi. Kemal Kılıçdaroğlu, yanında Lütfü Savaş ile birlikte Hatay’da depremzedeleri ziyaret ederken vatandaşın biri “Lütfü Savaş’ın istifa etmesini istiyoruz” demişti.[6] Lütfü Savaş’ın sergilediği rahat tavırlardan sonra Kemal Kılıçdaroğlu’nun zaten böyle bir insanı partisinde neden hala barındırmayı sürdürdüğünü ben anlayamamıştım. Meğerse sorumluluk almamak ve felaketteki rolünü inkâr etmek CHP için bir gelenek haline gelmiş. Velhasıl, Antakyalılar kimsenin ne CHP’nin ne de iktidarın güdebileceği bir koyun değildir. Biz vatandaşız. Tepkimizi öyle ya da böyle her türlü demokratik hakkımız çerçevesinde dile getireceğiz.

 


DİPNOTLAR:

[1] Diken, “‘Hatay’da su yok’ diyene cezai işlem”, 4 Mart 2023, https://www.diken.com.tr/hatayda-su-yok-diyene-cezai-islem/ (Erişim Tarihi: 23/07/2023).

[2] Sabah, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş‘tan kardeş atamasına pişkin savunma, 30 Temmuz 2019, https://www.sabah.com.tr/gundem/2019/07/30/hatay-buyuksehir-belediye-baskani-lutfu-savastan-kardes-atamasina-piskin-savunma (Erişim Tarihi: 23/07/2023).

[3] Saygı Öztürk, ‘Serhat şehrimiz Hatay’ı kaybedebiliriz’, Sözcü, 10 Temmuz 2023, https://www.sozcu.com.tr/2023/gundem/serhat-sehrimiz-hatayi-kaybedebiliriz-7738547/ (Erişim Tarihi: 23/07/2023).

[4] ABC Gazetesi, Lütfü Savaş’a Antakyalı oyuncudan ‘istifa’ çağrısı, 14 Şubat 2023, https://abcgazetesi.com/lutfu-savasa-antakyali-oyuncudan-istifa-cagrisi-yakinlarina-ihale-dagitmaktan-sehre-bir-y-462703 (Erişim Tarihi: 23/07/2023).

[5] A Haber, Vatandaşı can derdindeyken mal peşine düşen Lütfü Savaş’a halk isyan etti: Derhal istifa etmelidir., 22 Şubat 2023, https://www.ahaber.com.tr/gundem/2023/02/22/vatandasi-can-derdindeyken-mal-pesine-dusen-lutfu-savasa-halk-isyan-etti-derhal-istifa-etmelidir (Erişim Tarihi: 23/07/2023).

[6] https://www.youtube.com/watch?v=XHPDz4QgAoE&ab_channel=medyascope

KAYNAKÇA:

Diken, Lütfü Savaş: Belediyenin suçu varsa yargılayın, 15 Şubat 2023, https://www.diken.com.tr/lutfu-savas-belediyenin-sucu-varsa-yargilayin/ 

Bültenimize Abone Olun

En son haberler ve özel duyurulardan haberdar olmak için abone olun